Mehmet Çokluk

Aslen Trabzon Çaykaralı olan Mehmet Çokluk, 29 Mayıs 1955 tarihinde Adapazarı’nda doğdu. 1977’de Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Mehmet Bey, 1979’da İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Uzun yıllar ticaretle uğraşan Mehmet Bey, hâlen Haseki Hastanesi’nin etik kurulu üyesi olsa da emekliliğin tadını çıkarıyor, zamanını kitapları ve çok sevdiği Türk sanat musikisiyle hemhâl olarak geçiriyor. Üç çocuk babası olan Mehmet Bey, bugünlerde dede olmanın mutluluğunu yaşıyor.
Tevbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?
Tevvab, tevbeleri kabul eden.

Tevbe kaç renktir? Sizin tövbeniz hangi renk?
Bence tek renktir; beyaz, süt beyazı olmalıdır diye düşünüyorum.
Tevbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?
Pişmanlık ve onunla beraber gelen temizlenme, arınma, tekrar sıfırdan başlayabilme arzusudur.
İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?
Bence nasiple alakalı bir şeydir. Cenab-ı Allah tevbe edebilme iradesini nasip ederse tevbe edebilmek mümkündür. Eğer Yaratan Rabbimizle rabıtamız daimi ise tevbe etmek mümkün olacaktır. Eğer O’nunla bağlantımız yok ise, o hassayı kaybetmişsek tevbe etmek arzusu, isteği ve iradesi olmayacaktır.

Tevbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?
Çocuklukta kötü bir fiil işlediğimizde, yalan söylediğimizde, annemizin ve yaşıtlarımızın telkini ile tevbe etmeyi öğrenmiştim.
Tevbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?
Bu, az önce belirttiğim üzere tevbe etmeyi gerektirecek bir fiil işlediğimizde, pişmanlık ve arınma duygusu ağır bastığında eğer Mevlamız ile rabıtamız noksansız ise tevbe edebilmek isteği ağır basacaktır. Lakin Yaratıcımızla bağlarımız zayıf ise, kopmuş ise tevbe etmeyi düşünmek, fiiliyata geçirmek mümkün olamayacaktır.
Ettiğiniz tevbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?
Tevbenin saf iyi niyetle, tekrar aynı kötü fiili işlememek azmiyle yapıldığını düşündüğümüzde bu tevbe, kabul olacaktır. Geri dönmesi gibi bir şey mümkün değildir. Çünkü Cenab-ı Allah, tevbeleri kabul edeceğini bize vaat ediyor. Yeter ki biz niyetimizi halis tutalım.
Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?
Bence yoktur. Çünkü insan hisleri, duyguları yaratılış özellikleriyle dünyanın sonuna kadar aynı olacaktır.
En etkilendiğiniz tevbe cümlesi hangisi?
Estağfirullah el-azim min külli zenbin ya rahim.

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor, Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına rağmen tövbe edememesi gibi. Tövbe sizce de bir nasip midir?
Aynen öyledir. İnsanlar Yaratan’ın emirlerine tabidir. Lakin cüzi iradelerini kullanma yetileri vardır. Bunu kullanabilmeleri için hırslarını, kin ve nefret duygularını frenleyebilmeleri gerekmektedir. Malum, şeytan kibri yüzünden günahkâr olmuştur. Bunlar bizim bilmediğimiz ezelden gelen nasiple alakalıdır. Bize düşen cüzi irademizi kullanarak güzel ve iyi bir insan olmaya çalışmaktır.