Kader ile keder arasında babalar

Bu ay babaların kaderi ve kederini ele aldık.

Hep kadına karşı şiddeti konuşuyoruz, hem de “erkek şiddeti” tanımlaması altında. Bu konulara yaklaşımda esas sorun, bir tarafı merceğe alırken diğer tarafı gözden kaçırmak.

Prof. Dr. Hayrettin Kara, kadınların mağduriyeti vurgulanırken erkeğin yaptığı fedakârlığın yeterince görülmediğini söylüyor.

Boşanma hikâyesi, mağduriyet hikâyesine dönüşen akademisyen Mehmet Yılmaz ile yaptığımız söyleşi, boşanma hikâyesinde erkek mağduriyeti kısmını gözler önüne seriyor.

Nazife Şişman, konunun kavramsal çerçevesini çizerken “hegemoniklik” ile kırılganlık arasında salınan “yeni erkek”e çekiyor dikkatimizi.

Haziran sayımızda  babaların varlık dünyamızdaki yerini hatırlatmak istiyoruz. Çünkü BABA, yaslandığımız dağdır.

Fatma Çolak’ın merhum babasına yazdığı satırlar, pek çoğumuzun hislerine tercüman oluyor.

İbrahim Tenekeci, helal lokmayı sermaye edinen babasını, emeğin ve ekmeğin en sahici hikâyesi olarak yerleştirmiş zihnine.

Otuz dokuz yaşında ölmüş bir adamın kırk beş yaşındaki oğlu olarak babasını yazan Ali Ayçil, bir fotoğrafına bakarak kendisini güneşli günleri ajandasına yazan babasının gülüşüyle buluşturan bir baba-oğul hikâyesi yazıyor.

“İlkokulu bile okuyamaz” diyen albay babasına rağmen hem cerrah hem de hafız olan Dr. Salih Selman’ın arka planında, dindar bir görüntü sunmasa da askeriyenin imkânlarını kullanmaktan imtina eden, işçinin emeğini ödemek konusunda titizlik gösteren bir baba var.

Diğer taraftan bebek arabası süren, bir önceki kuşak için “dişil” diyebileceğimiz özellikler gösteren bir baba/erkek tipi ile de karşı karşıyayız. Ekrem Özdemir “Babacık” yazısı ile bu hususu irdeliyor.

Osman Bülent Manav, Atakan Yavuz, Münire Daniş, Emel Özkan, Sema Babuşçu, ramazanı karşılayan yazılarıyla…

Sema Karabıyık, Ruhu açların karnı doymuyor

Mustafa Özel, Adalet mülkün temeli değil

Eşyanın Hikâyesi: Ayşe Sevim, Sefer tası

Ercan Yılmaz, Kiraz Ağacı; Ahmet Aslan, Çile balı;

Ayça Örer, Geniş camilerin dar mekânları: Hanımlara Mahsus;

Hatice Ateş, Dürüst ama hırsız;

Ayşe Kaya, Minare boğumlarına takılı kalmış yıldız kırıntıları: Mahyalar.

Beyza Karakaya, Aksaray üzerine yazdı: Benim derdim senden beter Görmedin mi Hasan Dağı

Mahallede Neler Oluyor bölümünde Mazbutoğullarıgil’in beş yıldızlı otel iftarı ile

İşte Tam O Gün’de Geniş ailemizin coşkulu ramazanları, iki farklı ramazan tablosu sunuyor.