Dünyanı da ahiretini de çöpe atma!

Nimete emek verenlerin, yolda gördüğü bir başak tanesini yerden alanların büyüttüğü bir nesil, çocuklarına nimete şükretmeyi öğretebildi mi? Kadim kültürün değerli kabul ettiği her şey, “kullan-at” kültürünün enkazı içinde yok olup gidiyor. Nereden nereye geldik sorusuna cevap: Artık köylerin çöpünden de ekmekler çıkıyor. Peki, bizler nasıl olsa geri dönüşüyor diye hızla tüketmeye devam mı edeceğiz? Nimeti israf etmeden, eşyayı incitmeden nasıl kullanacağız?

Geçmiş ve geleceğimizin aynası çöplerimiz, gündemimizi ne kadar meşgul ediyor? Bu ay, bu zor soruyu sorduk kendimize.

 

Hayatımızın Hikâyesi’nde eskinin “atık” olmayan çöplerinden başlayıp günümüzün eskimeden çöpleşen eşyaları ve sorumsuz tüketim alışkanlığına uzanan insanın çöple/eşyayla sınavını ele aldık.

Ali Ayçil, uygarlık tarafından dize getirilmemiş olmanın ham güzelliğini yazdı: Bütün kısa çöpler aşkına…

Kullan-at toplumu içinde eşyayla ölümsüzleşme arzusu olanların bir çöp olarak hayatlarını Kemal Sayar yazdı.

 Suriyeliler için çöpten evler kuran Tolga Dalel, birisi için çöp olan eşyanın başkaları için lüks olabileceğini anlattı.

Bir yer var israf hiç sorgulanmıyor, bir yer var açlık hiç bitmiyor.

Münire Daniş: Nimetin kadri

Osman Bülent Manav: İnsana ne kadar yemek lazım?

Ali Mendillioğlu: İstanbul’un çöpünden nasibimize düşeni yazılarıyla anlattı.

Dışardan bakınca göz alıcı, gönül çelici; içine girince parıltısız insanların ve eksik hayatların şehri New York’u Özgen Felek yazdı: Kuyunun dibindeki şehir.

Beyza Karakaya, Beylikdüzü’nde ekmeğini çöpten kazananların hayat hikâyelerini dinledi ve izlenimlerini yazdı: Bir semtin atığını ve artığını yüklenmek

Levent Kurnaz: İklim değişikliği ve çöp

Ali Kürşat Sak: Çöp değil, atık

Emel Özkan: Çöpünü bile vermeyenler

Fatma Tunç Yaşar, Osmanlı İstanbul’unda sokakların temizliğini anlattı: hıfzıssıhha ya da mahcubiyet. 

Mehmet Mazak ile Osmanlı’dan bugüne çöp meselesini konuştuk.

Ayşe Kaya: Çöplükten saraya Kaşıkçı Elması,

Sema Babuşçu: Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor,

Süveyda Aktürk: Ofisin çöpleri boşaldı, sihir bozuld

Furkan Özdil, Belçika’da başlarına dert olan bir taşı konu alan yazılarıyla çöpe dair hikâyeler anlattılar.

 

90’lı yıllardan günümüze Türkiye’de çöpe dair değişimi, daha çok tüket daha çok geri dönüştür mottosuyla Avrupa’nın çöpe bakışını, çöpünü elektriğe dönüştürebilenleri Nihayet Ekim sayısında bulabilirsiniz.

Ayrıca…

Mustafa Özel: Kiralık konakların ahı

Ayşe Sevim: Suyun göğsü Sinop

Aybala Hilal Yüksel: Yeniden kazanılabilir hayatlar

Ercan yılmaz: Acı Kavun-Ebucehil Karpuzu

Kübra Kuruali Yaşar: Eşyanın Hikâyesi- Çöp Tenekesi

Suavi Kemal Yazgıç: Mektebe giden martılar,

Saliha Şişman: Besmeleli, dualı lokma: aşure aşı