Faruk Yaslıçimen: Kültür İşini Ne Yapacağız Sayın Başkan?

Sayın Başkan, halkın teveccühü ile seçildiniz. Canıgönülden tebrik ederim. Hane halkı, aile efradı ve hatta komşularınız çok mesut. Neden olmasınlar ki, kendi içlerinden tanıdık bildik biri şimdi o makamın muvakkaten de olsa sahibi. Güler yüzler ve tebessümlerle uğurlanıyorsunuz. Belediye binasına vardınız. Meraklı bakışlar arasında makam koltuğunuza oturdunuz. Etrafınızda gözünüzün içine bakan kimi endişeli, kimi kaygılı, kimi umutlu ama hepsi emrinize amade insanlar… “Tabii efendim,” “hemen efendim,” “isabet buyurdunuz efendim,” “haklısınız efendim”li cümleler duyulmaya başlandı bile. Odanız ilk günlerde bir elinde çiçek diğerinde çikolata ile ziyaretinize gelenlerle dolup taşıyor. Maşallah makamınız çiçek bahçesine döndü. Rengârenk, kadife kaplı çikolata kutuları üst üste yığıldı. Alicenaplık gösterip bunları etrafınızdakilere dağıtıyor, ikram ediyorsunuz. İlk günleriniz sabahtan akşama kadar bu tür kabullerle ve belediye personeliyle tanışma toplantılarıyla geçiyor. Sonra ciddi ciddi brifingler talep ediyorsunuz: Yakın zamanlarda tamamlanmış, yarım kalmış ve kâğıt üzerinde duran, henüz başlanmamış işler neler? Selefinizin nerede kaldığını öğrenip, etraflı bir durum değerlendirmesi yapmaya başlıyorsunuz.

Devamı Nihayet Dergi 48.sayısında…