Burcu Bayer: Filistin Edebiyatı

Annesinin sokağa göndermediği çocuğu hepimiz tanırız. Pencereden sarkmış, aşağıda neşeyle koşup oynayan, bağrışıp çağrışan arkadaşlarını iç geçirerek seyreder durur. Genelde bu tarz bir hikâyede içimizi yakan, çocuğa acımamıza neden olan insani hususiyetler hemen her yerde aynıdır. Aynı hikâye Filistin’de yaşandığında ise dramatik bir değişiklik olur: Sokakta koşturan çocukların tam ortasına havaya atılan bir futbol topunun düşmesi gerekirken bir bomba düşer. Olup bitenleri uzaktan izleyen bu çocuk, saniyeler içinde tüm arkadaşlarını kaybeder. Bir varmış, bir yokmuş. Sokağa gönderilmeyişinin mahcubiyeti ve hüznü yerini hayatta kalmanın utancına bırakır. Evlatlarını kaybeden annelerin gözünde bu çocuk artık acıma değil hınç uyandırır.

Devamı Nihayet Dergi 47.sayısında…