Para ve Roman – Mustafa Özel

Bir varmış bir yokmuş. Kane ya ma kane. Hebu, tune bu. Ruzi ruzgari. Once upon a time. Es war einmal. Türkçeden Arapçaya, Kürtçeden Farsçaya, İngilizceden Almancaya kadar, az çok anlar gibi olduğum bütün dillerde, roman öncesi anlatıların zamanı yok. Kahramanlarımız mitik bir zamanda yaşıyor. “Buna yaşamamak desenize” diyenler, aldanır. Mit (efsane) zamanı, başlangıçların zamanı gibi gözükse de, aynı nispette de ahîr zamandır. Modernlik öncesi zaman anlayışı çizgisel değil, çevrimseldi. Dolayısıyla, zamanın başı ve sonu birdi. Hem var hem yok’tu. Hâlâ o dünyaya ait bir şairin tasvir ettiği gibiydi:

Akrep ve yelkovan

Varlığın nabzında

Akrep ve yelkovan

Yokluğun ağzında.

(Necip Fazıl)

İnsanın diğer bir büyük kurgusu paradır. Para da roman öncesi anlatı biçimlerinde hemen hemen yoktur. Vatanı, inancı, aşkı veya şerefi uğruna ölüme koşaradım giden kahramanların yanı sıra, para uğruna mücadele eden bir masal, destan, trajedi veya hikâye kahramanı tasavvur edebilir misiniz? Bir Midas vardı belki, dokunduğu her şeyi altına çeviren. Fakat onun da halk arasındaki lakabı eşşek kulaklı idi!

 

Devamı Nihayet Nisan sayısında…