Hasibe Çerko

       Hasibe Çerko

        1971 yılında Niğde’de dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini doğduğu şehirde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden 1994’te mezun oldu. Öykü ve diğer edebî çalışmalarını Hece, Gri, Heceöykü, Karabatak, Post Öykü, İtibar dergilerinde yayımladı. İstanbul’da felsefe öğretmenliği yapmakta olan yazarın, Karabatak dergisinde yayımlanmış felsefi denemeleri mevcuttur. Us Lekesi, Diana’nın Kanlı Kavakları ve Leyla isimli öykü kitapları yayımlanmıştır.

  • Sabahı nasıl selamlarsınız?
    Gökyüzüne bakarım. Mümkünse ağarıncaya dek tan kırmızısını seyretmek isterim. Zihnimdeki gece karmaşasını yatıştırır sanki.
  • Gece en son kendinize ne söylersiniz?
    Hangi sıklıkla, ne vesilelerle hediye alırsınız ve hediye alırken neye dikkat edersiniz?
    Genellikle bende olup da bir arkadaşımın imrendiği şeyi alıp ona hediye etmeyi severim. Bu bir çay takımı, bir fincan yahut tişört olabilir. Özel günler manasızdır. Benim için özel akraba ve dostlarıma her görüşmemizde hediye almaya uğraşırım. Gittiğim bir şehirden bir şeyler seçer, bir arkadaşımın evine giderken de çoğunlukla bir paket çay alırım. Evinde o an çay olmaması mümkündür. Ve çay, muhabbeti tatlılaştırır.
  • En son ne zaman hasta ziyareti, taziye ziyareti yaptınız?
    Yakın akrabalarımdan çok kıymet verdiğim birini yaklaşık üç hafta evvel ziyaret ettim. Hasta yatağında benim sağlığım için dua etmesi ayrıca üzüntü verdi. Uykuma biraz daha özen gösterir oldum.
  • Elinizle neleri üretmeyi seversiniz; yemek yapar mısınız mesela ya da tadilat?
    Yemek yaparken dinleniyormuşum gibi gelir bazen. Bazen de aksine yorgunluk duyarım. Mutfakta yenilik yapmayı seviyorum. Bilmediğim bir lezzeti denemek kimi zaman tedirgin etse ve beğenmesem bile çok zaman huzur vericidir. Basit el becerisi gerektiren aksaklıklar dışında tadilat yapmam.
  • En uzun kullandığınız eşyanın yaşı?
    Annemin dokuduğu büyükçe bir kilim. Elli beş yıllık.
  • Kalemleriniz (yazarken nasıl bir kalem kullanırsınız mesela) ve kelamlarınız (en sevdiğiniz kelime ya da sözler)?
    Kurşun kalem severim. Klavyeye geçmeden evvel yazılarımı kurşun kalemle deftere yazardım. Sağ bileğimdeki arıza kalem kullanmama mani olacak denli kendini hissettirince, doğrudan klavye kullanmaya başladım. Şimdi gene dayanamayıp notlar alıyorum. Yüksek kalitede bir dolma kalemi her zaman şık ve ideal bulurum. İyi söz nasıl söylenirse söylensin kutsaldır. “İyi” sevdiğim kelimelerden biridir.
  • En sevdiğiniz vakit?
    Gece. Bütün zorunluluklardan kurtulup kendimle olmayı, varoluşumun en arkaik yanlarına gömülmeyi ve oradaki yabanıl ötekimi bulmayı seviyorum. Gün içerisinde bunu özlüyorum hep.
    Gece, aklın hayaletlerinin kovuğuna çekildiği bir süreci içerir. Düşlemek usun yasasını bozar çünkü. İnsan tabiatının temeldeki özgün kaosunun içine dalma olanağı sağlar.
  • En huzurlu anınız?
    Sevdiklerimle beraberken huzurluyumdur. Bir öykünün içinde kaybolup gittiğim zaman çok mutlu; ama huzursuz…
  • En çok neye öfkelenirsiniz?
    İnsan onurunun çiğnenmesinin bir oyunu oynarmış gibi basitlikle, çirkince savuşturulmasına.