Ayla Ağabegüm

Ayla Ağabegüm

Ayla Ağabegüm 1940 yılında Bilecik’te doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi (1967). İstanbul liselerinde birçok edip, yazar ve gazetecinin Edebiyat öğretmenliğini yaptı. 1985-1990 yılları arası Türk Edebiyatı dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü. Özellikle “Öğretmen Günlüğü” başlığı ile yazdığı yazıları ilgi topladı. Sözle Direnmek (1992) adlı bir deneme kitabı ve Mısralarla Konuşsak isimli bir şiir kitabı bulunmaktadır.

Sabahı nasıl selamlarsınız?

Sabah namazıyla selamlarım. Eğer sağlıkla uyandıysam sabahın sessizliğine şahit olduysam çok mutlu bir başlangıç yapmış olurum. Sabah herkesten uzak kalabildiğiniz sadece sessizliği dinlediğiniz anlar vardır. Eğer namazdan sonra uyursanız tüm enerjinizi kaybedersiniz. Uyumamaya özen gösteririm.

Gece en son kendinize ne söylersiniz?

Her gece tekrarladığım aynı sözler yok. Düşünürüm ve yanlışları doğruları gözden geçiririm. Dua eder uyurum. Uykumu kaçıracak düşüncelerden uzak dururum.

Hangi sıklıkla hediye alırsınız ve hediye alırken neye dikkat edersiniz?

Hediye almayı da vermeyi de çok seviyorum. Aldığım kişi neyi severse sevsin yanına bir kitap almak âdetimdir. Hediyenin ruha bir katkısı olmalı. Hediyeye kafa yormalı alan kişi. İhtiyaç sahibi ise bir ihtiyacını giderebilmeli.

Zengin olana pahalı, fakir olana basit hediye alanlara çok üzülüyorum. Hediye ve rüşvet birbirine karışmamalı. Öğretmenlere para toplanarak alınan altın takılar, sınıf annelerinin bu çabaları çok yanlış. El emeği hediyeler çok değerli.

En son ne zaman hasta ziyareti ettiniz, taziye ziyareti yaptınız?

Huzurevindeki bir arkadaşımı ziyaret etmiştim. Başka bir komşuma bugün gideyim yarın gideyim derken panjurlarını kapanmış gördüm. Sordum vefat etmiş. Artık sürekli ona Yasin okuyorum.

Elinizle neleri üretmeyi seversiniz? Yemek yapar mısınız mesela ya da tadilat?

Yemek yapmayı, sağlıklı deneyimlerle yemekler uydurmayı çok severim. Bol sebze meyve kullanıyorum, salatalar hazırlamayı seviyorum.

Bazen düğmemi dikmeye zaman bulamıyorum. Onarmayı seviyorum.

En uzun kullandığınız eşyanızın yaşı?

Mantom yirmi beş yıllıktır. Çok dikkatli kullanırım ve yıpranmadığı için hala kullanırım. Hatıra merakım var. Yaşlanan büyüklerimin bana emanet ettiği antika eşyalarım vardı. Ben de onları değerini bileceğini bildiğim kişilere verdim. Babamın seccadesi var doksan yıllık olmalı. Secde yeri eskimiş diz koyduğu yerleri yıpranmış bir seccadedir.

Kalemleriniz? Yazarken nasıl bir kalem kullanırsınız mesela ? Ve kelamlarınız ( En sevdiğiniz kelime ya da sözler)

Kalemlerimi genelde kaybederim veya hediye ederim. Özel kalemlerim yoktur.

“Alt dudağın söylediğini üst dudak bilmeye / Sağ elin verdiğini sol el bilmeye”

Şimdilerde sevdiğim söz: “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”.

En sevdiğiniz vakit?

Akşam yatmadan önce kitap okuduğum vakit. Sabahı da çok seviyorum.

En huzurlu anınız?

Yazılarımı bitirdiğim zaman şükrettiğim an.

En çok neye öfkelenirsiniz?

Yalana ve onu söyleyene.