Hüsrev Hatemi

Hüsrev Hatemi

Doktor-Şair

12 Aralık 1938’de İstanbul’da doğdu. 1962 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1966’da İç Hastalıkları Uzmanı, 1971’de İç Hastalıkları Doçenti, 1972’de Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı, 1978’de de İç Hastalıkları Profesörü oldu. 2006 yılında emekli olduktan sonra bir süre Alman Hastanesi’nde görev yaptı. Hâlen Türkiye Tıp Akademisi Başkanı’dır. Şiirler (1968-1990), Karakavak Şiirleri, Kişver şiir kitaplarının yanı sıra; Ömer Hayyam’dan çevirdiği Rubâiler isimli bir tercüme kitabı, Yozlaşmadan Uzlaşmak, Hoşça Bak Zatına, Dekorlar Kaldı Geride, Darülfünûn ve Darüşşifa, İl, Dil, Din Üzerine, Kimlik Kuyusu, Özge Temaşa, Görüntüler ve Görüşler, Türk Aydını – Dünü Bugünü, Tapu Sicil Muhafızının Anıları, Anılar Ömür Süvarisi, Göğe Giden Kervanlar, eserlerinden yalnızca birkaçıdır. H. Hüsrev Hatemi evli ve 2 çocuk babasıdır.

 

Tevbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?

İlk olarak ‘bağışlanma’ kelimesi gelir (Yani bağışlanmayı, havf ve reca arasında ümid etmek).

Tevbe kaç renktir? Sizin tövbeniz hangi renk?

Çok şükür siyah değil. Hangi günah için tevbe ediyorsam o günahın rengi. Genel tövbe ise açık mavi.

Tevbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?

Pişmanlık. Günahtan doğan…

İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?

Çok gururlu, küstah bir günahkâr, kendisini peşinde koşulan bir futbolcu gibi görür: “Ben İslam dininde kalıyorum. Transfer ücreti almadan. Bi de tövbe mi edecem.”

Mevlâna ‘inşallah’ diyemeyenlerin halini “ağır ruhluluk” diye tarif ediyor. Tevbe edememek de böyledir.

Tevbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?

Tevbe kelimesini bilmeden. Dört-beş yaşlarımda bir köşeye çekilir, Allah’tan çocuk diliyle özür dilerdim (Örnek; Bir daha yapmam).

Tevbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?

Tevbe etmek: Günahkâr fakat inançlı olmak. Edememek: İnancı biraz özürlü olmak.

Ettiğiniz tevbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?

Kesin olarak ancak kıyamet günü anlaşılır.

Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?

Tevbe etme yetkinliğini kazanmış bir ilkçağ insanı ile günümüz insanı arasında çok önemli fark yoktur. Oğluna ağlayan Hazret-i Yakub ile günümüzün şehit babalarının hüznü de birbirine benzer.

En etkilendiğiniz tevbe cümlesi hangisi?

Allah’ım sen tevbe kabul edicisin (İnnehu kâne tevvabâ).

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor. Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına rağmen tövbe edememesi gibi. Tövbe sizce de bir nasip midir?

Evet nasiptir. Yezid’e de tevbe nasib olmamıştır, eminim.