Safiye Bayat

Safiye Bayat, 1982 İstanbul doğumlu. Hüsamettin Bey ile 2005 yılında evlenir. Harun Semih ile Esila Hayrünnisa’nın annesi. İmkânsızlıklardan ancak liseye kadar okuyabilir, fakat sonrasında liseyi dışarıdan kısa sürede ikmal eder. Hatta bir üniversite bile kazanıp yerleşir. İSMEK ve Halk Eğitim Merkezi’nin muhtelif kurslarından çok sayıda sertifikası mevcut. Sare Davutoğlu’nun öncülük etmesi ile Tıbb-ı Nebevi üzerine uluslararası tıp kongrelerine katılır. 15 Temmuz gecesi televizyonda Boğaziçi Köprüsü’nün kapatıldığını görünce neler olduğunu anlamak için hemen sokağa çıktı. Güzeltepe’den köprüye kadar yürüdü. Sonrasında köprüyü tutan cuntacıların karşısına tek başına çıktı. O cuntacıların amacını sorguladı ancak karşılaştığı şey yalnızca ham güç gösterisinden ibaretti. Onlardan uzaklaşarak darbeye hayır diyen halkın arasına karıştı. Yaralanan bir hanımefendiye yardım ederken bir kurşun da ona isabet etti ve bacağından yaralandı.

Tövbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?
Yanlışından dönmek.

Tövbe kaç renktir? Sizin tövbeniz hangi renk?
Tövbenin rengi beyazdır. Tam teslimiyetin rengi beyaz.

Tövbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?
Akıl ile değil de gönül ile hareket ederek teslim olmak.

İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?
Okyanus kadar fark var. Tövbe eden kötü bir fiili yapmamış gibi olur. Tövbe edenin içinde huzur, etmeyenin içinde ise azap vardır.

Tövbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?
İnsan çoluklu çocuklu olunca dün yediğini bile unutuyor. Çok eskide kaldı, ilk öğrendiğim ancak tabii ki büyüklerimizden öğrendik.

Tövbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?
Tövbe etmek Allah’ın huzuruna yaklaşmaktır, edememek ise acizlik.

Ettiğiniz tövbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?
İnsan tövbe ettiği zaman içi huzur dolar, ve hatta o günlerde ayağına taş bile değmez. Başımıza gelen birtakım musibetlerin, etmediğimiz bir tövbeden olabileceğini unutmamalıyız.

Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?
Hiç de bir değildir. Eskilerin ibadetleri tamdı. Azlıkta yaşıyorlardı, az insan tanıyorlardı. Zamanları az, işleri çoktu; çünkü toprakla ve hayvanlarla uğraşıyorlardı. Ancak az insanla haşır neşir oldukları için huzurları çoktu. Biz ise birçok insanla bir aradayız ve bunlar içerisinde şeytanın hüküm sürdüğü ilişkiler ve kişiler çok. O sebepten bizim tövbemiz eskilerinkine nazaran çok eksik.

En etkilendiğiniz tövbe cümlesi hangisi?
Sesler kademe kademedir. Bu sebepten bazı kulların sesleri Allah’ın katına ulaşmayabilir. Ben en çok “Rabbim ben çok büyük bir günahkârım. İnşallah sesim sana ulaşıyordur. Tövbemi kabul et” derim.

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor. Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına rağmen tövbe edememesi gibi. Tövbe sizce de bir nasip midir?
Her insanın fıtratında bir vicdan mevcut. Yapılan kötü bir iş sonrasında pişman olmak doğaldır. Ancak bu suçun ızdırabından tamamen kurtulmak ancak tövbe iledir. Tövbe sonucunda Allah, o kötü fiilin düşüncesini dahi alır kulundan. Ancak, imanı olan kimseler hemen tövbe eder, aksi takdirde pişmanlık