Tülay Gökçimen

Tülay Gökçimen

1981 yılında İstanbul’da doğdu. İlk belgeseli Camın Ateşle Dansı’dır (2010). Filistinli mültecilerin hayatlarını anlatan Bitmeyen Gün: Sürgün belgeselini yayına hazırladı (2011). Bir Neslin Ardındaki Meçhul Kahraman: Mahmud Celaleddin Ökten belgeselini çekti. Suriyeli kadınların yaşadığı acıları anlatan Haykırış ve Suriye Zindanlarında 24 Saat belgesellerini hazırladı (2013). Suriye’de yaşananları çocukların gözünden anlatan Savaşın Çocukları Belgeseli’ni çekti. Son olarak Bangladeş-Myanmar sınırındaki Kutubalang Kampı’nda yaşamaya çalışan Arakanlı Rohingyalıları anlattığı İyi Geceler Rohingya ile Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı konu eden Biz Burada Kalacağız belgesellerini yayına hazırladı. Gökçimen, evli ve bir çocuk annesidir.

Evin sıcak yüzü nerede başlar?

Tüm aile bireylerinin sağ salim aynı çatı altında toplanmasıyla evin sıcak yüzü kendini gösterir.

Hangi zamanlarda “şimdi evde olmak vardı” dersiniz? 

Şartları çok zor olan bir bölgede çekim yapıyorsam ve çekim zor şartlarda devam ediyorsa, çektiğim görüntüler beni üzen, dünyayı üzecek görüntüler ise “şimdi evde olsaydım da gördüklerimi görmeseydim” dediğim olmuştur…

Ev kokusu deyince aklınıza ne gelir?

Aslında çoğu kişinin bu soruya cevabı “evi ev yapan ocakta kaynayan yemeğin kokusudur” diye cevap verebilir. Öyle evler gördüm ki evin bir kokusunun olabileceğini bilmeyen insanların yaşadığı evler, rutubet kokan, o eve sığınmış insanların mutsuzluk kokan evlerine şahit oldum. Mutsuz ama umutsuz kokmuyorlardı…

Evin en çok sevdiğiniz eşyası hangisi? 

Evde bir eşyayı sevmem gerektiğini hiç düşünmedim açıkçası. Eşyalar ihtiyacımızı giderir, ben eşyaya hiç bağlanmadım.

İnsanların parmak izleri var, evlerin parmak izi var mıdır, her evi farklı kılan?

Evleri farklı kılan içinde yaşayan insanlardır tabii ki. Beş metrekare bile olmayan bir çadırı dantellerle süsleyen muhacir hanımlar tanıdım…

Şimdiye kadar evinizde yapmak isteyip de yapamadığınız nedir?

Evi olmayan sokakta kalmış insanları eve doldurmak ve onlara güvenli bir yer bulana kadar onları misafir etmek isterdim.

Ev ile ilgili atasözü deyim ya da aile büyüklerinize ait bir söz var mı zihninizde? 

Ev alma komşu al derler.

Eli her daim evin üzerinde olanlardan mısınız yoksa hiçbir şeye el sürmeyenlerden mi? 

Hiçbir şeye el sürmemek mümkün mü? Evi çekip çeviren her şeye müdahale eden evin hanımıdır.

Evde sizi dinlendiren, en sevdiğiniz hobiniz nedir?

Evde sessizliği severim. Evimizde televizyonumuz yok çok şükür. Bir belgeselcinin evinde televizyon olmaması garip gelir belki çoğu insana. Çekeceğimiz belgeselleri ya da insani yardım çalışmalarını veya kime, nerede, nasıl yardımcı
olacağımızı planlamaya çalışırım.

Evinizde kimi ağırlamak isterdiniz?

Özellikle kış aylarında dışarıda soğukta kalmış insanları hep evimde ağırlamak isterim. Anne baba şefkatine ihtiyacı
olan kimsesiz çocukları, yetimleri periyodik bir şekilde sürekli evimde ağırlamak isterim.

Kimin evinde ağırlanmak isterdiniz?

Kendisini kalben çok sevdiğim ve hayranlık duyduğum Filistin direnişinin önemli isimlerinden Şeyh Ahmet Yasin’i ziyaret etmek, onun evinde, meclisinde bulunmak çok isterdim.

Unutamadığınız ev ziyareti?

Etiyopya’nın uzak köylerinden birinde bambu ve çalı çırpıdan yapılmış bir evi ziyaret etmek istedik. Seslendik, evin hanımı içerideydi. Kapısı olmayan evden içeri adımımızı attığımızda içerinin çok karanlık olduğunu gördük. Ancak telefonumuzun feneriyle içeriyi aydınlatabildik. Ev, bomboştu. Sadece tam ortada bir ocak ve üzerinde tencereye benzer bir şey vardı. Birkaç bez parçası ile yatak yapılmaya çalışılmıştı. Evin hanımı kucağındaki bebeği yere bıraktı ve bebek emeklemeye başladı. Feneri evin farklı köşelerine tuttuğunuzda yerde gezinen tek canlının bebek olmadığını fark ettik. Onlar da insandı, biz de insandık.