Nihayet, Eylül sayısında alternatif eğitim konusunu ve bitmeyen tutkumuz kırtasiyeyi mercek altına alıyor!

 

Hababam Sınıfı çok mu haksızdı?

Okullarımızı daha cazip, daha yaşanılır, daha etkili, daha yaratıcı kılmanın yolları üzerinde düşünmeliyiz. Ülkemizde bunun üzerine düşünen bir avuç kadar insan var. Dünyadaysa, alternatif okullar, başka okullar, yeni mecralar ve yordamlar üzerine düşünmenin, Rousseau ve Tolstoy’u listenin başlarına eklersek, bir asırdan daha fazla geriye giden bir tarihi var.

Tabloya bakarak, “Yeni okullar hayal etmeliyiz.” dedik ve alternatif eğitim üzerine bir dosya hazırladık.

Alternatif eğitim dosyası dışında, dergimizde bir de kırtasiye aşkını ama özellikle dolma kalem, mürekkep, defter tutkusunu ele aldığımız bir dosyamız var. Yazmaya candan bir selam olan bu dosyayı, dergimiz okurlarının seveceğini tahmin ediyoruz.

Dosyalarımız dışında, hepsi birbirinden kıymetli, bizi ayrı ayrı heyecanlandıran yazılar, söyleşiler ve çizgilerle karşınızdayız.

 

Nihayet Dergi için yazdılar:

Akif Pamuk, “Bir meslek sahibi olmak mıdır mevzu?”

Ahmet Murat, Hababam Sınıfı niçin haklıydı?

Beyza Karakaya, Dünyayı okullulaştırmak: Beyaz adamın son yükü

Emel Topçu, Eğitimde en yeni adım: Okulsuz eğitim

Nuray Türkyılmaz Catic, Bir annenin ev okulu deneyimleri: Okulsuzluk özlemi

Sümeyye Ceylan, “Bir insanın başka bir insana bir şey öğretebileceğine inanmıyorum”

Ümit Aksoy, Alternatif eğitim için sayıklamalar

Ümmühan Karabulut, Anne ve ev kıskacında çocuk

Bazı Patikalar, İslâm Dalp

 

Kırtasiye Aşkına! dediğimiz küçük dosyamızda ise;

İbrahim Tenekeci, Dert söyletir kalem yazdırır.

Ahmet Turan Köksal, Kırtaşkiye.

Oruç Gazi Kutluer, “Türkiye’de dolma kalem yapmak bir hayaldi!”

İlker Şahin, Kâğıda kaleme sarılmak

 

Ayrıca Kültür Atlası’nda;

Bu aydan itibaren Cemile Ağaç’ın çizimlerinin eşlik ettiği bir köşemiz olacak: 100 Türk büyüğü.

Kemal Sayar, bu sayı ile birlikte terapi öykülerine başlıyor: Tereddüt.

Ömer Lekesiz, fotoğrafların hikâyeleriyle başladığı yolculuğa devam ediyor: Ol’an.

Shems Friedlander, bu yıl konuşmacı olarak davet edildiği İngiltere’deki Bradfort Edebiyat Festivali’nden Nihayet için izlenimlerini kaleme aldı.

Zeynep Özel, İranlı kadın yazar Gazâle-i Alizâde’nin bilinmeyen dünyasıyla tanıştırıyor bizi.

Zeliha Eliaçık, 44 dil bilen, Kur’an’ı şiirsel bir üslupta çeviren bir Alman dehayı tanıştırıyor: Friedrich Rückert.

Sinema ve dizi bölümünde Aybala Hilal Yüksel, Your Name (Senin Adın) filmini ve filmekimi’nde öne çıkanları Sadık Şanlı ise Will dizisini ele aldı. Ayrıca son bir sürpriz daha: Titiz ve sessiz bir Litvanyalı yönetmen Sharunas Bartas’la yapılmış kısa bir söyleşi.

Abdullah Uğur, eski bir dünyanın esintilerini bize taşımaya devam ediyor: Antiqui Orbis’te sürprizlere hazır olun!

İngiltere’nin modern meddahları diye adlandırdığı Khayaal Theatre’ı Beyza Karakaya yazdı.

Türkiye’den ve dünyadan kitaplarla zenginleşen kitap köşesi yayıncıları ve okurlarını arıyor!

Kübra Demir, Babaannem diyor ki yazılarına devam ediyor.

Ve Mustafa Özel çağı romanlarla okumaya devam ediyor: Çocuklaş ki, insan ol!