Fatma Şengil Süzer

Fatma Şengil Süzer, Eskişehir doğumlu. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Şiir ve hikâyeleri Dolunay, Albatros, İkindi Yazıları, Dergah, Kardelen, Kaşgar, Yedi İklim, Bir Nokta, Hece, Aşkar, İtibar gibi pek çok dergide yayımlandı. Kitapları: Su Siyah (şiir), Avlunun Uğultusu (hikâye), Ferhat ile Şirin (anlatı), Gelincik Şarkısı (masal), Söyle Sessizlik (şiir). Evi yuva yapan nedir? İçindekiler. Bir mekânın kıymeti, oradakilerle ölçülür. Oradakiler …

Devamı

Nihayet huzurunuzdayız…

Nihayet huzurunuzdayız… Edebiyat dünyasına dergi editörü olarak adım attım. Çalışmakta olduğum özel okul yatılı bir okuldu ve sözleşmemi yenilemediğini Haziran ayında değil, Eylül ayında beyan etti. Yani hiç beklenmeyen bir zamanda işsiz kalıverdim. Yıl 1987. Gece gündüz aynı atmosferi paylaştığım öğrencilerimden ayrılmak acı oldu. Öğretmen olarak yaratılmış olduğuma nanca inanmıştım oysa. Öğretmen olmak için yaratıldığıma inanırken kendimi kapının önünde bulunca günlerce, …

Devamı

Hayatımızın Hikâyesi

Bu ay Tek Çocuklu Haneler’i ele aldık. Yetişkin Yetersizliği’ydi karşımıza çıkan. “ ‘Nasıl çocuk yetiştirebilirim?’ kitapları okuyarak iyi anne-baba olunmaz” diyen Gülhanım Bayrak 1964 doğumlu, çocuklarının dördü evli, dördü bekâr. En küçüğü 12 yaşında, en büyüğü 30 yaşında… Buyrun her meşrebe uygun kıvamında hayat söyleşisi… Ayşegül Tozal: Vaktinizi nasıl değerlendirirsiniz? Zaman ve mekânı nasıl idrak ediyorsunuz? Sabahtan itibaren… Gülhanım Bayrak: …

Devamı

Editörden

Nihayet huzurunuzdayız… Edebiyat dünyasına dergi editörü olarak adım attım. Çalışmakta olduğum özel okul yatılı bir okuldu ve sözleşmemi yenilemediğini Haziran ayında değil, Eylül ayında beyan etti. Yani hiç beklenmeyen bir zamanda işsiz kalıverdim. Yıl 1987. Gece gündüz aynı atmosferi paylaştığım öğrencilerimden ayrılmak acı oldu. Öğretmen olarak yaratılmış olduğuma nanca inanmıştım oysa. Öğretmen olmak için yaratıldığıma inanırken kendimi kapının önünde bulunca günlerce, …

Devamı

Ayın İçeriği

Romancının İntihar İlacı, Mustafa Özel Roman bireyle, birey romanla yaşıt. Birbirinden beslenen, mütekabil iki kurgu. Ve bu kurgulara dair en can alıcı tema, intihar. Bireyliğini, yani herhangi bir ilahî ve/veya içtimaî bütünün parçası olmadan da var olabileceğini, daha doğrusu, olabileceğini kanıtlamanın trajik eylemi. Filozoflar, bilim adamları, romancılar varlık/yokluk, ruhun ölümsüzlüğü, hür irade, insan-Tanrı ilişkisi gibi “derin mevzuları” çoğu zaman intihar bağlamında …

Devamı

İsmail Kılıçarslan

Nihayet: Söküğünüzü kendiniz mi dikersiniz? İsmail Kılıçarslan: Öğrencilik hayatım bitti biteli hayır. Evlendikten sonra hiç. Nihayet: Babanızdan öğrendiğiniz ev işi var mı? Yemek pişirmek, ortalık toplamak, misafir ağırlamak gibi… İsmail Kılıçarslan: Misafir ağırlama ve kimi yemekleri yapma konusunda hiç fena değilimdir. Babamın katkısının yanı sıra, uzun süren öğrencilik ve bekar hayatı yaşamımın da katkısı var bunlarda. Tamir meselesine gelince… Evet, ampul …

Devamı

Prof. Dr. Çiçek Derman

Prof. Dr. Çiçek Derman Ankara’da doğdu (1945). İstanbul Kız lisesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. M.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyeliği, dekanlık, bölüm başkanlığı yaptı. Alanında yüzü aşkın makale yazdı, kitaplar kaleme aldı: “Türk Tezyini Sanatlarında Motifler”, “Kadıasker Mustafa İzzet Efendi Hilyesi”, “Rikkat Kunt Hoca Hanım”. Evi yuva yapan nedir? Evi yuva yapan, içinde yaşayan …

Devamı

Nihayet Dergi Çıktı!

Nihayet dergi mekanları değil, gönülleri genişletmek için gelen bir dergi. Nihayet dergi, bilgiye doymuş bir dünyada yaşama sanatına dair söz söylemeye gelen bir dergi.

Devamı

Bu Bir Reklamdır!

Üstü açık otomobilin direksiyonunda, deri eldivenli, başörtülü, genç, güzel, bakımlı ve alımlı bir kadın. Yanında, bir elmanın iki yarısı kadar aynı özelliklere sahip bir kadın daha. İki zengin kadın olarak, şehrin caddelerinde akmaya, bütün dikkatleri üzerlerine çekmeye, hayranlık ve haset karışımı bakışlar için cazibe alanı oluşturmaya hazırlar. Üstü açık araba refahın en üst noktasını imlemekle kalmıyor, aynı zamanda otomobilin içindekileri de kendilerine hayranlıkla bakacak gözler için “tebrik ve hayranlık “cümlelerini duyabilecekleri bir mesafesizliğe taşıyor.

Devamı

La / İlla

Lâ: Gençsin, enerjiksin, ama çok da yorgunsun. Toplu taşımaya ilk duraktan bindiysen hemen cam kenarına geç. Kafayı daya cama, gözlerini kapa. Asla bu arada şehri seyredeyim deme.
İllâ: Yıllar iz bırakmadan geçmez elbet. Ağrılarınız sızılarınız her daim sizinle, ama yine de bir yerden bir yere sürükleyebiliyorsa emektar ayaklarınız, şükredin. Kırk yılda bir de toplu taşımaya binecek olursanız şayet, yaşlıların sokağa çıkma saatleri hakkında illa bilgi edinin.

Devamı