Seyyahın tatili-Kemal Sayar

Ruhu dinlendiren bir tatil neye benzer? Böylesi bir tatil, hayatın rutinlerinin dışına çıkabildiğimiz, hayatı yeni biçimlerde görmemize ve tecrübe etmemize imkân veren bir tatil olsa gerek. İnsan evinden hiç ayrılmadan da yaşayabilir bu ruh dinginliğini, bir dağ başına çekilerek de. Benim ruh dinginliği için tatil tercihim ise zihnimi şaşırtacak, ruhumu hayret duygusuyla buluşturacak, kaybolmama izin verecek bir seyahat tecrübesi. Kendimden en çok böyle bir seyahatte uzaklaşabiliyor ve öte yandan, içerdeki gerçek benliğime daha çok yaklaşabiliyorum.Dünyamızın ufuklarını genişlettiğimiz ve güvenlik alanımızın dışına çıkarak bilinmeyene kucak açtığımız seyahat, layıkıyla yapıldığında, ruha yeni pencereler açar. Seyahat kendi ötekiliğimizi “yerel”lerin gözünden keşfettiğimiz bir imkândır. Seyahat bazen yeni yerler görme arzusundan, bazen de her şeyden bir kaçış arzusundan beslenebilir. Seyahat sanatının turizme evrilmesiyle başını alıp gitmek sterilleşiyor, bir dikizci gibi, turist de kendisini eyleme emniyetli bir mesafeye yerleştiriyor. Çok da içine girmeden, merakı tatmin etme arzusu. Seyirle büyülenmeye dünden razı, ama ötekiyle etkileşime geçmek, sorumlu olmak, meydan okumak, rutinlerinden veya güvenliğinden feragat etmek konusunda isteksiz.

….

Devamı Nihayet Temmuz’da