Yaz İşçileri-Özgen Felek

İnsanlar ikiye ayrılırlar: Yaz gelince tatile çıkabilenler ve ne yaz gelince, ne kış bitince, ne güzde, ne baharda, ne denizde, ne karada hiç tatile çıkamadan bu dünyadan göçüp gidenler. Tatile çıkabilenleri kendi aralarında yazlıkçılar, yaylacılar, devre mülkçüler, otelciler, pansiyoncular… şeklinde sınıf sınıf ayırmak mümkündür. Onların hikâyesini zaten hepimiz biliriz. Kendilerine mahsus bir tatilci terörü ile tanıdık tanımadık herkesi tatil maceralarının içine çekmekte fazlasıyla maharetlidirler.
Farzımuhal, evvel zaman içinde hasbelkader bir yazlık edinilmişse daha yaz başlamadan içinde gizli bir gurur taşıyan şikayetleriyle onların yazlıklarının isi, kiri, pası, tozu, çamuru bütün tanıdıklarına yeter de artar bile. Yaz bitiminde ise hiç görmediğimiz ve hiçbir zaman da görmeyeceğimiz yazlık komşularının şımarık çocukları ve (isimleri bizde mahfuz) yaramaz kocalarına dair bitmek tükenmek bilmeyen hikâyelerle geri döner, bu yaz yorgunları.

…….

Yaz gezginlerine sorarsanız gezmenin adı, yorgunluktur. Oysa mevsimlik işçiler için yorgunluk, koca bir mevsimin adı olmuştur.

Devamı Nihayet Temmuz’da