İlim ne için?-Münire Daniş

İlim sahibi olmanın ya da cahil kalmanın anlamını yeniden tanımlayan Kur’an, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (39/9) diye sorar. Bu sorunun bütün ilimlerle benzerliği bulunsa da, bilen kime denir, bilmeyenler kimlerdir haberinin; kesin doğruluğu, iki hayata (dünya ve ahirete) nüfuzu ve ahlaki boyutuyla vahye mahsus farklı hedefleri vardır.
Nitekim insanın “çok zalim ve çok cahil” olduğu unutulmamalıdır (33/72). İnsan bilmediği için cahil, cahil olduğu için cüretkâr (39/64). Cehalet zalimliğin ve mahvın sebebidir (12/89). Şuursuzluğun kaynağıdır (51/10).
Kur’an’da, “koyu bir cehalet kuşatması içinde yaşayan gafiller” (51/11) olarak tanımlanan cahilleri (bilmeyenleri) üç kategoride bulmak mümkün:
Kendilerine ilim, haber ulaşmadığı için “bilmeyenler”, habersiz olanlar (Onların hataları mazur görülmeye layıktır.) (16/119).
İlme (bildirilenlere) kulak tıkayanlar; duymak, anlamak istemeyenler; heveslerini ilme tercih edenler; bilmekle bilmemek arasında fark görmeyenler (47/36).
Kendisine ulaşan ilmi dinlediği, anladığı hâlde beğenmeyenler, (zanları ve tahminlerini fikir edinenler, ikna olmayanlar, gerçekle mücadele edenler) kibir ve azamet fesadıyla anlamazlıktan, bilmezlikten gelenler (6/111).
Genel olarak bu kategorilerde toplanan cahil çeşitlerinin karakteristik tutumlarına, cehalet ahlakına da misaller verilir.
Dinlemeye, anlamaya gönülsüzlük cahilin genel tutumudur (47/36). Zannının hissettirdiği, tahminî bilgiyle düşüncesizce konuşmak, ahkâm kesmek onun özelliğidir (6/116). Öğrenmek için zahmete girmemek, anlamaya istekli olmamak onun bilinçli tavrıdır (46/22). Kesin bilgisi, sağlam bir dayanağı olmadığı hâlde yarım yamalak bilgilerle ukalalık taslamak, tartışmaya hevesli olmak cahili belli eden görüntülerden biridir (22/8). İlmin gerçeklerini boş sözlerle alaya almayı, bir delile dayanmayan bilgilerle gerçeği saptırmayı eğlence edinir (31/6).
Haddini bilmemek genel hâlidir. Muhalif olduğu kimselere laf atmayı, sataşmayı marifet addeder (25/63). Lüzumsuz ve yararsız söz onlardan sorulur (28/55). Haksızlığı, acımasızlığı belirleyecek ahlaktan mahrumdurlar (12/89). Farklı düşüncelere karşı kaba ve saldırgan olurlar (54/55). Cehaletlerine rağmen akıl vermekten geri durmazlar (39/46)… Böylece cahilin tarifi bu izde devam eder.
Bu izleri silmek, bütün kötülüklerin kaynağı olan cehaleti kurutmak, cehaletin menşei olan karanlıkları aydınlatmak, insanı dünya ve ahiret kurtuluşuyla muhatap kılmak için Kur’an katiyetle ikaz eder; sakın cahillerden olma (6/35)! Cahillerin arasında bulunma (7/199)! İkaz etmekle kalmaz cehaletten kurtulmanın yolunu ilme (bilenlerden olmaya) bağlar. Nihayet kadın erkek herkese ilim edinmeyi farz kılar (İbn Mace).

Devamı Nihayet Kasım sayısında…