Cahillikler Kumpanyası-Beyza Karakaya

Bir karnavalda hayal edelim kendimizi…
Her çadırında ayrı bir şovun sergilendiği bir karnaval…
Her şov bir cahilin mihmandarlığında ilerlesin.
Cahil cahilliğinin farkında olmasın elbette, cahil durmadan toplumun cahilliğinden yakınsın… Kendisine ayna tuttuğundan habersiz sık kullanılanlar listesinden iki sözü devşiriversin hemen: “Aziz Nesin’in de dediği gibi Türk insanının yüzde 60’ı aptaldır!” (Ben tabii ki bu sözü bildiğime göre geriye kalan %40’lık dilimdeyim; ne sanmıştınız, der burada cahil, pardon şair aslında.) Ve müteakiben, muhabbetin tam ortasında bırakıversinler o çok meşhur reklamdan kotarılmış repliği “Eğitim şart ablalar, abiler!”
Sık rastlanılan cahillikler kitabı diye bir şey yazan olmuş muydu sahi? Olmuştur elbette, kitap piyasasının en hareketli olduğu şu son yıllarda biri yazmıştır muhakkak… Maksadım sık rastlanılan cahillikleri yazmak değil fakat… Cahillere neden sık rastladığımızı merak ediyorum yalnızca. Birinin cahil olduğunu nereden anlarız gibi, cahilce sorular var aklımda. Cahil cahilliğini, cehaletinin affedilmediği/affedilmemesi gerektiği bir yerde sergiliyordur da öyle farkına varıyoruzdur mutlaka. Bilmiyorum, demez cahil; bilmediği anlaşılmasın diye debelendikçe aynanın sırrı dökülür… Bir de mesleğinin, alanının, çalıştığı konunun cahili ise kişi, ortaya çok perdeli bir oyun çıkar…
Öyleyse şimdi karnavalın içinde bir kumpanyada hayal edelim kendimizi… Oyunun başlamasına az kaldı, lütfen salondaki yerlerimizi alalım… Reji “ışık”! Ve perde…

 

Devamı Nihayet Kasım sayısında…