Beni öldüm de gördün, soldum da gördün

Kübra Demir

Gecenin en sessiz anında odada kıpırdanmalar başlar. Kendi kendime, “Hâlâ uyuyorsun” diye telkinlerde bulunsam da pek başarılı olduğum söylenemez. Babaannemin varis çorabıyla olan mücadelesinde kazanan her daim babaannem, kaybeden varis çorabı ve benim uykum olmuştur. Varis çorabı giyme mücadelesine eşlik eden kalp saati sayesinde babaannemin nabzını, yattığım yerden ölçebilirim. Uyandığımı ama hâlâ uyumak istediğimi hâl diliyle anlatmak için bir iki kez yatağımda dönerim. Babaannem nihayet odadan çıkıp karanlığa karışır.
Babaannem ajandasını namaz vakitlerine göre düzenleyenlerdendir. Geceleri mutlaka kabir karanlığını aydınlatacak bir kandil yakar. Sonra sabah namazına kadar Kur’an okur, sabah güneş doğduktan sonra bir saatlik uyku payı bırakır kendisine. Geceki kıpırtısı gün boyu devam eder. Bütün gün o işten bu işe devinip durur. Bizde kaldığı zamanlarda misafirliğinin hükümranlığını sürmeyi bırakın, evin kızıymışçasına çalışır, çabalar ve bizi ölesiye utandırır. Bu yüzden kendi aramızda 80’lik babaanneme “gelin kız” deriz. Babaannem hiçbir zaman bizi uyandırmaya gelmez. Önce rüyamızda aldığımız koku şiddetini artırınca gerçekliğe çağırır bizi. Sabahı kimi zaman nar gibi kızarmış ekmek, kimi zaman sac böreği kokusuyla selamlarız. Onun en etkili telkin yöntemidir bu. Zannediyorum ki babaannem okusaymış çok etkili bir politikacı olurmuş.
Babaannemi bir gün oturup izleseniz emin olun ki başınız döner. Gün boyu bulaşık yıkar zira çevreci aktivistlerin başını çektiği için, bulaşık makinesi kullanmaya ölesiye karşıdır. Bizim makinada yıkadığımız bulaşıkları bile bir kez daha yıkamadan kullanamaz. Akşamları babamın biten çayını kimin doldurması gerektiği konusunda kardeşimle bakışarak muahede kurmaya çabaladığımızı gören babaannem babamın bardağını âdeta ışık hızında kapar, o sırada utancımızdan kardeşimle birlikte elinden almaya çabalasak da, çoktan mağlup olmuşuzdur. Gün boyu yorulan babaannemi nihayet oturtmayı başardığımızda o, eline el işini alır ve sıra dışı bir şekilde el işi yaparak dinlendiğini iddia eder. Öyle bir dinlenmedir ki bu, Ortadoğu ve Balkanlar’ın patik üretimini tekelinde bulundurur. Yaklaşık üç düzine torununa ve dahi onların torunlarının torunlarının torunlarına yetecek kadar patik üretmiştir. Ya küresel ısınma sebebiyle patikleri giyemezsek dediğimizde, “Nenemden hatıra diye çeyizinizde saklarsınız nöreyim” der. Kim bilir belki bir müzede bile saklanabilir.
Babaannem, hiperaktifliği hiçbirimize genetik miras olarak geçmediği için bizi her zaman tembel olmakla eleştirir ve ileride nasıl birer ev hanımı olacağımıza dair endişelerini gün boyu bizimle paylaşır. Biz de onunla birlikte ev işi yapmaktayızdır ama pek mutmain olduğu söylenemez. Ne kadar onu oturtmaya, kendi mutfak saltanatımızı sürmeye çalışsak da nafile, babaannemi oturtmamız mümkün olmaz. “Gelin kız”, diye yalvarırım babaanneme, “Lütfen artık otur, yorulmaz mısın sen?” Babaannem bir eliyle çorba karıştırmaya devam ederken diğer elini dairesel hareketlerle çevirerek, “Heheyt, yavrum beni öldüm de gördün, soldum da gördün, tipi gibiydim gençliğimde, sizin gibi elevay (eli yavaş) değildim. Yorulmayı bilmezdim amma velakin gençlik işte… Gitti gelmez, yitti bulunmaz… Yorulurum tabii, hiç yorulmaz mı insan? Ama boş durup şiytanı mı sevindireyim? Zati, boş oturdum mu hasta olurum. Hem bu kadar hareketten ne olacak adama, tarlaya gitmem, kuyuya gitmem evvelki gibi. Şurada durduğum yerde iki domates şaklarım, müzürdenirim. Onu işten mi bellediniz? Sizin yaşınızda olsaydım yil (yel) gibi eserdim şu evin içinde. Elinizde bir telefon sabahtan akşama kadar siflenip durursunuz, onun yerine elinize iş alsaydınız çeyiz dükkânı açardınız.” Bizim kitaplarımız var çeyizlik, desek de onun standartlarını sağladığımızı söyleyemem.
Her ne kadar öldüğünü ve solduğunu iddia etse de babaannem eli her daim evin üzerinde olanlardandır. Kim bilir, kabrini aydınlatacak olan kandiller belki kalbini ve bedenini de aydınlattığı içindir bunca diriliği ve bunca gençliği. Hasılı, bizim “gelin kız” hepimizin yerine de gençtir… n