Timsah sermaye

Mustafa Özel

Bir timsahın içinde yaşadınız mı hiç? Gerçeküstü bir soruya benziyor, değil mi? Vallahi değil! Belki iki asırdır bir timsahın içinde yaşıyoruz. İlk bankalarımızı, demiryollarımızı, hatta Dolmabahçe Sarayı’nı bile timsahın karnında inşa ettik. Dostoyevski yüz eli yıl önce “olgun yaşta ve olgun görünümlü bir adamın” bir timsah tarafından yutulmasının ve sonrasının “gerçek öyküsünü” yayınladı da, hiçbirimiz fark edemedik. Kırk sayfalık o kısacık Timsah hikâyesi, yabancı sermaye ile ulusal kalkınmanın imkânsızlığını, daha işin başında haber veren bir kehanet belgesidir. Ortodoks olsaydım, keramet derdim!

Devamı Nihayet Mayıs sayısında…