Osman Gördebil

Osman Gördebil

İlahiyatçı

3 Temmuz 1984 tarihinde Konya’da doğdu. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Aynı üniversitede tasavvuf alanında master yaptı. İstanbul’da yaşıyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde çalışmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Söküğünüzü kendiniz mi dikersiniz?

İpliği iğneden geçirmeyi hayatım boyunca beceremediğim için hiç dikmedim. Ama yapabilseydim diker miydim, açıkçası emin değilim.

Babanızdan öğrendiğiniz ev işi var mı? (Yemek pişirmek, ortalık toplamak, misafir ağırlamak)

Esnaf bir babanın tek erkek evladıyım. Evimiz bahçeli bir evdi. Babamı ev içinde sadece pazar günleri görebilirdim. Babam da pazar günlerinde özellikle bahçe işleriyle meşgul olurdu. Babamdan öğrendiğim işler bu anlamda evin az dışında olan işlerdi. Yemek pişirmeyi, evi toplamayı babamdan öğrenmedim ama ilk ağacı babamla beraber diktik. Çekirdeğini bana diktirdiği şeftali ağacının meyvelerinin tadına bakarken o günleri yâd ediyorum. Şimdilerde geçmişin güzelliklerini yaşamak arzusundan mıdır bilmem, saksıya diktiğim hurma çekirdeklerinin filizlenmesinin mutluluğunu yaşamaktayım.

Tamir ederken bozanlardan mısınız, tamirci çağıranlardan mı? (Bırak bozuk kalsın diyen bir umursamaz bahsini, isteğe bağlı olarak açabilirsiniz)

Babamdan bana kalan bir hüner galiba bu. Evde tamire ihtiyaç duyan hemen her şeyi kendim yapmaktan fazlaca mutlu olurum. Hatta çoğu zaman bozuk olmasa bile eşyaları yeniden tasarlamaktan zevk alırım. Bana göre erkeğin ev işi de budur. Ortaya koyduğum her yeni şeyin, benim için mutluluk olduğu kadar, eşimin ve çocuklarımın gözünde de sevince dönüştüğünü görmek beni çok memnun ediyor.

Uzlete çekilseydiniz yapmakta en çok zorlanacağınız husus ne olurdu?

Yemek yapmak olurdu. Zira yemeklerde güzeli arayan bir yanım var ve eşimin güzide yemeklerinin yerini doldurmam imkânsız olurdu.

Modern zamanların en güzel, en hoş tarafı nedir?

Modern zamanlarda ev halleri açısından bakılırsa makineler birçok işimizi kolaylaştırmakta. Bir kadın artık eliyle çamaşır yıkamak zorunda değil mesela. Yine bir erkek evdeki bir tabloyu duvara iliştirirken matkap sayesinde işini hızla yapabiliyor. “Alet işler el övünür” sözünün tam karşılığını görmekteyiz modern zamanlarda. Başka bir değişle bugün bir kadının bembeyaz olmuş çamaşırlarıyla övünmesini ya da bir erkeğin evde hallettiği bir işten sonra çocuklarının kahraman babam iltifatlarına maruz kalmasını modern zamanlara borçluyuz belki de.

Kurbanınızı kendiniz mi kesersiniz?

Fıtrat olarak naif bir kişiliğe sahibim. Elime ne bıçak alabileceğimi ne de silah kullanabileceğimi hiç sanmıyordum. Ancak babamın uzun uğraş ve ısrarları sonrası yakın bir tarihte kurbanımı kendim kestim. Ama ilkokul yıllarımdan beri kurban kesildikten sonraki hemen her işi yapmıştım. Şunu anladım ki Müslüman bir erkek kurbanını kesebilmeli ve iyi derecede silah kullanabilmeli. Zira fıtraten hilm sahibi olmak bunun asla mazereti olmamalı. Nitekim Efendimiz’den (sav) daha yumuşak huylu olan kimse yoktur.

Oğluma illa da öğretmem gereken şudur bahsini nasıl detaylandırırsınız?

Daha iki aylık ikiz oğullarım var, genel olarak onların zevk ve uğraşlarına müdahale etmeden yönlendirmek isterim. Ama Efendimiz’in tavsiyesi olan binicilik, atıcılık ve yüzücülüğü öğrenmeleri için tüm gayretimi sarf etmek istiyorum.

Kızımın bu hayatta ille de bilmesi gereken üç şey dediğinizde aklınıza neler geliyor?

Ev işlerinde mahir olmak, çocuk yetiştirmek ve kocasının en iyi şekilde ağırlamak bir kızın bilmesi gereken en önemli üç işidir bence. Günümüzde boşanmalarda kadınların bunları bilmemesi ya da yapmak istememesi önemli bir sebep teşkil ediyor. Maalesef modern bir hastalık olan bu durum kadınlarımızı esir aldı. Ben ev işi yapmak zorunda değilim, ben çocuk bakmak zorunda değilim sözleri birçok muhafazakâr ailelerin kızlarının ağzında geziyor. Hâlbuki Efendimiz’in hiçbir eşinden böyle bir söz sâdır olmadı. İslâmî kuralların temellerinin birini de örf oluşturur. Toplumumuzda çocuğuna bakmayan bir kadın vicdan yoksunu olarak görülür, dağınık bir evden evin erkeği değil kadın sorumlu tutulur.

Ev işinde erkeklere en çok yakıştırdığınız işler nelerdir?

Bana göre evde tadilat işleri bir erkeğe en çok yakışan işlerdir. Toplumun bize öğretisi de bu yönde… Yani Müslüman Türk toplumu evde bir erkeğin eline tornavidayı süpürgeden daha çok yakıştırmakta. Ama bu demek değildir ki, bir erkek evde diğer işleri yapmasın. Elbette insan yaşamı boyunda aslî ihtiyacı olan beslenme temizlik vs. gibi hemen her işte yer almalıdır. Ama ev içinde bu onun aslî görevidir şeklinde kurulan baskılar bence bu toplumun genleriyle oynamaktır.

Hayat müşterek olduğuna göre sizin payınıza düşenden memnun olduğunuz/asla memnun olmadığınız hususlar nelerdir?

Genel olarak payıma düşen ev reisliği ve babalıktan gayet memnunum. Çünkü küçük yaşlardan beri bu rolün bana ait olduğu hissettirildi çevremde. Ama bazen evde eşimin olmadığı zamanlarda evi hızlıca toparlayıvermek, mutfağa girip ailenin tüm fertleri için yemek hazırlamanın mutluluğunu yaşadığım günler de oldu. O günlerde insan eşinin kıymetini daha iyi anlıyor ve evdeki herkesin açlığını gidermek bir insanın en büyük sevabı olsa gerek diye düşünüyor. Dolayısıyla evdeki işleri halleden kişi günün sevabını kendi hanesine yazdırmış demektir.