Hümeyra Şahin

Hümeyra Şahin, 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Marmara Üniversitesi’nde Osmanlı modernleşmesi konulu master tezi hazırladı. Bir süre eğitim amaçlı Londra’da bulundu, çeşitli vesilelerle sıklıkla yurtdışı seyahatleri yaptı. Edebiyat dergilerinde deneme, öykü ve gezi yazıları yayınlandı. Lacivert adlı ilk öykü kitabı 2012 yılında yayımlandı. Aktif sivil toplum çalışmaları içinde yer aldı, Meridyen Destek Derneği’nin başkanlığını yaptı. Ulusal ve uluslararası alanda projelerde yer aldı, içerik ve konsept danışmanlığı yaptı. Bir süre aile şirketinde çalıştı. Halen Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta olup, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak aktif görev yapmaktadır.

Sabahı nasıl selamlarsınız?

Gece insanı olduğum için sabahı genelde tamamlanmamış bir uykudan uyanış hali içinde, telaşla selamlarım. Bundan çok da memnun değilim ama geceler yaşamaya ve dinlenmeye yetecek kadar uzun olmadığı müddetçe yapılabilecek bir şey yok. Ayrıca her sabah evden çıkarken, akşam eve sağlıkla, huzurla ve yeni kazanımlarla dönme duasını yaptığım bir kapı kapatış ritüelim vardır.

Gece en son kendinize ne söylersiniz?

Ertesi gün neler yapmayı planladığımı söylerim.

Hangi sıklıkla, ne vesilelerle hediye alırsınız ve hediye alırken neye dikkat edersiniz?

Zamana bağlı olmayan ve sebepsiz hediyeleşmeleri severim. Çiçek ve kitap, almayı ve vermeyi en sevdiğim hediyelerdendir. Yurtdışına gittiğimde yakınlarıma küçük hediyeler getirmeye çalışırım. Herhangi bir ziyarete elim boş gitmeyi sevmem, küçük de olsa bir şey götürürüm. Kendi beğenmediğim şeyi başkasına hediye olarak vermek istemem, hediye alacağım kişinin zevkini, tarzını gözetirim. Ve genelde değişim kartı koyarım.

En son ne zaman hasta ziyareti, taziye ziyareti yaptınız?

Yaklaşık bir ay önce genç yaşta kronik bir rahatsızlığa yakalanan bir yakınımı ziyaret ettim. Hayatındaki öncelikler değişmişti. Oradan, sağlığı kaybetmenin anlık bir durum olduğu idraki ve hiçbir şeyi ertelememe duygusuyla ayrıldığımı hatırlıyorum.

Elinizle neleri üretmeyi seversiniz? Yemek yapar mısınız mesela ya da tadilat?

Mutfakla aram çok iyi değil. Şık sofraları severim ama yemek yapmaya emek ve zaman harcama konusunda yeterince cömert değilim. Bu nedenle çiçeği dahi düşünülmüş şık bir sofra, bana verilecek güzel hediyelerdendir. Tadilat yapmayı severim. Evde herhangi bir eşya bozulduğunda tamirciye ya da servise başvurmadan mutlaka kendi yapabileceğim bir şey olup olmadığına bakarım. Parça değişimi boyutunda bir sorun değilse genelde tamir ederim. Bazen de tüketimi azaltarak üretme yolunu seçerim.

En uzun kullandığınız eşyanın yaşı?

Babamın ortaokul yıllarında bir yaş günümde aldığı saat; 25 yıllık. Uzun zaman kullanmadım ama bir süredir kullanıyorum. Kullanmasam da çocukluk yıllarımdan kalma bazı oyuncaklar hâlâ duruyor.

Kalemleriniz? Yazarken nasıl bir kalem kullanırsınız mesela? Ve kelamlarınız? En sevdiğiniz kelime ya da sözler?

Dolmakalemi çok severim, mürekkep çekerken ele bulaşsa da kokusu için katlanırım. Fakat bu çok sık yaptığım bir şey değildir. Zaten artık çok az kalem kullanıyorum. Bilgisayar, Ipad, telefon klavyesi, kalem ve kağıt kullanmayı nostaljik hale getirdi. Ama çeşit çeşit defter almayı çok sevdiğim için onların hatırına siyah kalemle yazı yazmayı severim. “Efradını cami, ağyarını mani” sözünü, “Allah’ım! İlmimi artır” duasını, “kurabiye”, “camekân” gibi kelimeleri severim.

En sevdiğiniz vakit?

İkindi vakti en sevdiğim vakittir. Kemâl vaktidir, güneşin batışından önceki olgunluğa tekabül eder. Gölgesi uzundur, insan gölgede geçmişini ve dünyadaki izini görür. Fakat her ikindide bu hissiyatı yakalamak kolay değil. Bu nedenle gece, el-ayak çekildikten sonraki zamanların en verimli, en keyifli vakitlerim olduğunu söyleyebilirim.

En huzurlu anınız?

Güven duygusu hissettiğim an. Bir kişiye, bir kararın isabetliliğine, bir ortama duyduğum güven… Bunların hepsinde güven huzurun kaynağı olur benim için. Ayrıca mutmain olma hali. Bir şeyden aklen ve kalben mutmain olduğumu hissettiğim an huzurun zirvesidir.

En çok neye öfkelenirsiniz?

Haksızlığa, emri vakiye ve kabalığa.