Adeviyye Gül İsmailoğlu

Adeviyye Gül İsmailoğlu, 14 yaşında. Ailesinin en küçüğü. Hırka-i Şerif Ortaokulu’ndan daha yeni mezun olmuş. Yazmayı çok seviyor. Hatta kendisinin bir öykü kitabı bile mevcut.
Adeviyye 15 Temmuz gecesi İstanbul Valiliğine yürüyenler arasında ön saflardaydı. İlkin televizyonda gördü darbe kalkışmasını ve sokağa çıktı ailesi ile birlikte. Cuntacılar, daha fazla ilerlemesinler diye önce havaya, ardından yürüyenlerin ayaklarına ateş ettiler. Sonra ise darbeye dur demek için meydana dökülenlerin üzerlerine doğrudan nişan aldılar. Adeviyye, önce plastik mermi sandı bunları, oysa ki askerler gerçek G3’ler ile saldırıyorlardı. Kolundan giren mermi kürek kemiğini kırarak sırtından çıktı. Bu olayların öncesinde de tıp okumak isteyen Adeviyye, artık hususen cerrah olmak istiyor.

Sabahı nasıl selamlarsınız?
Her sabah güneş, gökyüzü ve aydınlığı hissederek o günün hayırlı geçmesine dua ederek başlarım. Güne huzurlu başlamaya çalışırım devamının da öyle geçmesini umarak.

Gece en son kendinize ne söylersiniz?
Gelecekte yapmak istediklerimi düşünürüm ve bunlar için yapmam gerekenleri, hedeflerimi, umutlarımı gözden geçiririm.

Hangi sıklıkla, ne vesilelerle hediye alırsınız ve hediye alırken neye dikkat edersiniz?
Hediye alırken asla maddi şeylere önem vermem. Bir hediyenin manevi olması daha değerlidir benim için. Sevdiğim insanlara sık sık hediye almayı severim, çünkü onların mutlu olması beni ayrıca mutlu eder.

En son ne zaman hasta ziyareti, taziye ziyareti yaptınız?
Hastaları çok rahatsız etmemeye çalışırım. Ancak yakınlarım, dedem, anneannem hastalandığında mutlaka ziyaret ederim.

Elinizle neleri üretmeyi seversiniz? Yemek yapar mısınız mesela?
Yemek yapmayı çok severim. Yeni tarifler denerim. Yazı yazmayı seviyorum. Mesela bileklik örmeyi de çok severim. Kısacası seviyorum elimle bir şeyler üretmeyi.

En uzun kullandığınız eşyanın yaşı?
Çok küçük olduğum zamandan kalan oyuncaklarım, ayıcıklarım, bebeklerim var. Hâlâ odamdadır. Benle birdir yaşları. Her birinin özel isimleri var.

Kalemleriniz? Yazarken nasıl bir kalem kullanırsınız mesela? Kelamlarınız? En sevdiğiniz kelime ya da sözler nelerdir?
Hususi bir kalem kullanmıyorum yazarken. Aynı şekilde bilhassa sevdiğim bir kelime de yok ancak eski Türkçe kelimeler çok hoşuma gidiyor.

En sevdiğiniz vakit?
Gece.

En huzurlu anınız?
Yine gece.

En çok neye öfkelenirsiniz?
Değer verdiğim insanların, bana değer vermemesi ya da beni sinir edecek şeyler yapmaları.