Temel Erçetin

Temel Erçetin, 1964 yılında Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Ürgüp’te yaptı. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümü’nden 1988 yılında mezun oldu. Üç kız, bir erkek çocuğu olan Temel Bey, 1989’da başladığı öğretmenlik mesleğini hâlen Kayseri’de sürdürmektedir.

Tevbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?
Allah’a yönelmek, yaptığına pişman olmak ve onun istediği çizgiye gelmek…

Tevbe kaç renktir? Sizin tövbeniz hangi renk?
Bu konuda çok fazla bilgi sahibi değilim ama tasavvuf kitaplarında renklerin bir anlamı olabilir. Ancak ben şu kadarını söyleyeyim, insan tevbesinde ne kadar samimiyse, ne kadar tevbesini tutabiliyorsa o kadar koyu bir renk… Mesela siyahın en koyusu, kırmızının en koyusu…

Tevbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?
Azim sahibi olmak ve bir daha aynı hatayı/günahı işlememek için elinden gelen gayreti sarf etmek.

İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?
Burada Cenab-ı Allah’la rabıtanın güçlü olması lazım. Günah işleyen kişi, Allah’tan uzaklaşmış demektir. Tevbe ederse tekrar o yakınlığa kavuşur. O günahta kalacak olursa ya da Allah korusun ısrar edecek olursa Allah’tan uzaklaşmış olur. Durumu iyi olmaz.

Tevbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?
Üniversitenin ilk yılında öğrendim. O yıllarda namazımı kılıyordum ama günahlar konusunda fazla bilgi sahibi değildim. Haramlardan kaçınma konusunda, farzlar hususunda fazla titizliğimiz yoktu. Daha sonra mürşid-i kâmil insanlarla, âlim insanlarla tanışmak nasip oldu. Onlardan tevbeyi öğrendik.

Tevbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?
İnsan, eğer hak yoldaysa, doğru yoldaysa, sünnet-i seniyye üzerine bir yaşantısı varsa, tevbesini hemen yapar. Hadis-i şerifte, “Bir kötülük yaptığında hemen arkasından bir iyilik yap ki, o kötülüğü örtsün” buyuruluyor. “Günahından tevbe eden, hiç günah işlememiş gibidir” buyuruluyor ayet-i kerimede de. Bu itibarla, hemen tevbe etmek lazımdır, diyebiliriz. Tövbe edememek, Allah korusun, imandaki bir zafiyettir, nasipsizliktir. Allah’la uzaklığı artırır.

Ettiğiniz tevbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?
İçimize bir huzur doluyorsa, bir daha yapmamak hususunda kararlılık gösterebiliyorsak kabul olduğunun alametidir.

Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?
Günümüz insanı sürekli hata işlemeye devam ediyor ve sürekli tevbe ediyor. Tevbe ettiği hâlde aynı günahı işlemeye devam etmek vahim bir durum. Allah korusun, fasıklığa götürür insanı. Kadim insanlar, sahabe-i kiram, sahabe Müslümanlığına sahip kimseler bir günahı bıraktıkları zaman, bir daha ona geri dönmüyorlar, böyle izah edebiliriz.

En çok etkilendiğiniz tevbe cümlesi hangisi?
“Estağfirullah el-azim”, kısa olarak. Bir de, “Allahümme ente Rabbi” ile başlayan Seyyidü’l-İstiğfar tevbesidir.

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor. Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına rağmen tevbe edememesi gibi. Tevbe sizce de bir nasip midir?
Allah ile olan samimiyetimiz ile doğru orantılıdır. Bunu da kula tabii ki Allah nasip edecek de olacak.