Tarık Tufan

Tarık Tufan, İstanbul doğumlu. Kabataş Erkek Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Felsefe

Bölümü’nü bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans

eğitimini tamamlar. Birçok dergi ve gazetede yazıları yayınlanmakta, ayrıca bazı televizyon

kanallarında programlar sunmaktadır. Uzak İhtimal ve Yozgat Blues filmlerinin senaristliğini

yapan Tufan’ın yayınlanmış beş kitabı vardır: Bir Adam Girdi Şehre Koşarak (2010), Hayal

Meyal (2007), Ve Sen Kuş Olur Gidersin (2004), Kraliçenin Pireleri (2002), Kekeme

Çocuklar Korosu (2000).

Tövbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?

Sürekli bir pişmanlık duygusu olsa gerek diye düşünüyorum. Pişmanlık halinin derinliği,

gücü, sürekliliği, tövbenin daha nasuh olmasına vesile olacaktır.

İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?

Aradaki fark, insanın kendisine inancıyla ilgili olabilir. Kendine inancı zayıflamış bir insanın

tövbesi çok kolay olmuyor. Daha önceki tövbelerinde ayaklarını sabit tutamamış insanların

zaman geçtikçe Allah’a inançları değil, ama kendilerine inançları zayıflıyor.

Tövbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?

Zaman olarak hatırlayamıyorum. Çok küçükken annemin tövbe istiğfar zikri çektiğini

hatırlıyorum. Muhtemelen de ondan öğrenmişimdir.

Tövbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?

Tövbe edebilmek de bir nasip işi. Niyet etmek, güç yetirmek ve zaman bulabilmek. Bunların

her biri insanın nasibi bana kalırsa. Kalbimize tövbe düşüncesini yerleştiren de Allah, güç ve

zaman veren de. Bunun gayreti ve duası yoksa zaten hiçbir şey yok.

Ettiğiniz tövbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?

Bunu anlamanın bir yolu var mı, ben şahsen bilmiyorum. Kalbim bu kadar açık değil. Ancak

umut edebilirim.

Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?

Bir fark olduğunu düşünmüyorum. Tövbe edebilen insanlar vardır ve edemeyen insanlar

vardır. Her iki insan prototipi için de bu durum aynı.

En etkilendiğiniz tövbe cümlesi hangisi?

Bir balığın karnında edilen tövbe cümlesi:

“Ya Rabbi Sensin ilah, Senden başka ilah yoktur, Sübhansın, bütün noksanlıklardan

münezzehsin, yücesin. Doğrusu ben kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum

Rabbim!”

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor. Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına

rağmen tövbe edememesi gibi. Tövbe sizce de bir nasip midir?

Allah dilemedikçe kulun dilemeyeceğine inanıyorum. Tövbenin de bir nasip olduğunu

düşünüyorum. Allah’ın kuluna lütuf ve keremidir.