Necmettin Nursaçan

Necmettin Nursaçan, 1942 yılında Kayseri Hacılar’da doğdu. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. 15 Mayıs 1990’da Kayseri Müftülüğüne atandı. Bir dönem Milli Selamet Partisi’nden milletvekili adayı oldu. 9 Kasım 2005’te Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı görevine atandı. 2007’de emekliye ayrıldı. Kuvvetli hitabeti, etkili vaazları, dinî ve sosyal konulardaki hizmetleriyle tanınmaktadır. Kanal 7’de Asr-ı Saadetten Tablolar ve Cuma Sohbetleri gibi programları sunmuştur. Evli ve beş çocuk babasıdır. Ailem, Yuvam, Huzurum ve Asr-ı Saadetten Tablolar isimli kitapları bulunmaktadır.

Tevbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?
Pişmanlık, nedamet, üzüntü.

İşlenmiş bir günahın ardından tevbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?
Şair şöyle der: Gönülde ise günah hayali var

Hâlimle mekalimden utandım billah
Affeyle benim bu halimi ya gaffar!

Abdülkadir Geylani Hazretleri yüzünü Kâbe’nin önünde yere koymuş şöyle ağlıyor:

Ya Rabbi! Mahşer günü bana azap edeceksen et!
Ama gözlerimi kör olarak haşret. Dostlarımı görüp mahcup olmayayım!

Bu konuda şairin şu duyguları ne kadar anlamlı!

Bana sual sorarlar da şaşarsam
Sıratı geçerken nara düşersem,
Mümin kardeşlerden ayrı düşersem,
Hayıf bana, yazık bana, vah bana.

Kadir Mevlam defterine bak derse
Cürm ü isyan, günahın da çok derse
Yerin göğün arasından çık derse
Hayıf bana, yazık bana, vah bana!

Benden önce Kayseri’de müftülük yapmış merhum H. Hüseyin Aksakal da şöyle der:

Bir günah için bin ah etmem gerekirken
Bin günahıma bir gün ahım yok benim!

Tevbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?
İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde öğrenci idim. Farsça dersindeydik. Hocamız çok değerli bir insandı. Tahtaya Farsça bir metin yazıyordu. O metin üzerinden de bizi, imtihan ediyordu. Öğrencilik psikolojisi! Biz de birbirimizle fısıldaşıyorduk. Hoca vakarla bize döndü. “Ben sizi görmüyorum. Ama Allah sizi görmüyor mu?” dedi. Yıllar geçti. Bu olay, unutamadığım bir hatıra oldu.

Modern insanın tevbesi ile kadim insanların tevbeleri arasında sizce fark var mıdır?
Günümüzde günah işlemek çok daha kolay hâle geldi. Eskiden bir asırda işlenen günah, günümüzde birkaç günde işlenebiliyor. Her yer günah panayırı hâline geldi.
Kur’an-ı Kerim’in uzun surelerinden biri Tevbe suresidir. Orada ne anlatılır? Bir emre uymadığı için elli gün gözyaşı döken, dünya genişliğine rağmen kendisine dar gelen Ka’b bin Malik’in tevbesinden bahsedilir.
Bir emre uymayanlar, Tevbe suresinin 38 ve 39. ayetleriyle şöyle uyarılırlar: “Ey iman edenler! Size ne oldu ki ‘Allah yolunda savaşa çıkın’ denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz. Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahretin yanında pek azdır. Eğer gerektiğinde savaşa çıkmazsanız Allah sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır. Ve yerinize sizden başka bir kavim getirir, siz savaşa çıkmamakla O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir.”

En etkilendiğiniz tevbe cümlesi hangisi?
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’ın Hz. Ebu Bekir Efendimize öğrettiği Seyyidü’l-İstiğfar’dır. Sanki kulluk dilekçesidir. Allahümme ente Rabbî, la ilahe illa ente. Allahım! Ben yoktum, Sen var ettin. Sen’den başka Hak, mabud yoktur. Allahım! Gücüm nispetinde Sana verdiğim söz üzereyim. Allahım! İşlediğim hataların şerrinden Sana sığınırım. Allahım! Bana olan nimetlerini itiraf ederim, bu nimetler karşılığında hakkıyla kulluk edemediğimi de itiraf ederim! Tarafından bir rahmetle beni Sen bağışla. Sen’den başka kim bağışlar ki ya Rab!

Ettiğiniz tevbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?
1-Derin bir pişmanlık duyuyorsak,
2-Aklımıza gelince yüreğimiz yanıyorsa,
3-Bir daha da o günahın semtine uğramıyorsak o tevbenin kabul edildiğine inanırız.

Bir günde 100 kadar istiğfar ederim, diyen peygamberin bağlılarıyız.
“Tevbe ya Rabbî! Hata rahına gittiklerime
Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerime” demeliyiz.
Nasip edecek de olacak.