İbrahim Sadri

İbrahim Sadri

1963’te İstanbul’da doğdu. Aslen Erzincan Kemahlı. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul Kasımpaşa’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde okuduktan sonra, yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan sanatçının şiir kitapları da mevcuttur.

Tevbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?

Affet… Yine ben.

Tevbe kaç renktir? Sizin tövbeniz hangi renk?

Tabii ki beyaz.

Tevbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?

Sükûn ve huzur.

İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?

Hak ediyor olmak ya da olmamak.

Tevbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?

Hiç düşünmedim. Çocuklukta öğretilmiş olsam gerek.

Tevbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?

Nimete müstehak olmayı, ya da…

Ettiğiniz tevbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?

Neden dönsün ki? Hep böyle bakarım.

Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?

Hiç yoktur. Yeter ki içten olsun.

En etkilendiğiniz tevbe cümlesi hangisi?

O bende kalsın…

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor. Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına rağmen tövbe edememesi gibi. Tövbe sizce de bir nasip midir?

Elbette. Bu dünya hayatında insana verilmiş en büyük nimetlerden biridir hiç kuşkusuz…