Enes Hakan Tokyay

Almanya’nın Hamm kentinde dünyaya geldi. Stuttgart’ta medya mühendisliği eğitimini tamamladı. Mezuniyetinin ardından Stuttgart Üniversitesi’nde yönetmenlik, medya ve kurgu dersleri verdi. Almanya’da çeşitli reklam ajanslarında çalıştı, filmler çekti. Çalışma hayatı boyunca Türkiye ve Almanya başta olmak üzere, Amerika, Fas, Gana, İngiltere, Azerbaycan gibi ülkelerde mesleğini sürdürdü. Duvarların Arkasında isimli Müslüman ülkelerde kadın konulu belgesel serisi kapsamında 13 Müslüman ülkede yönetmenlik yaptı. 2014 yılından beri Türkiye’deki çalışmalarını yoğunlaştıran Tokyay, dizi, reklam ve film yapmaya devam ediyor. Türkiye’deki ilk uzun metraj filmi Miraç, vizyona girdi.

 

Tövbe deyince aklınıza gelen ilk kelime hangisi?
Arınma.

Tövbe kaç renktir? Sizin tövbeniz hangi renk?
Tövbenin rengi tektir. Benim tövbem koyu mavi.

Tövbeye eşlik eden en güçlü duygu nedir?
Korku her daim tövbeye eşlik eder.

İşlenmiş bir günahın ardından tövbe etmek ile edememek arasındaki fark sizce nedir?
Allah’a karşı samimi bir gönül bağının var olup olmaması ile alakalı tövbe etmek ve edememek arasındaki fark. Bu fark, gönül bağından yansır.

Tövbe etmeyi ilk ne zaman öğrendiniz?
Çocukken öğrendim. O günlerden kalan ilk duam ile tövbe kapısını aralamış oldum.

Tövbe etmek ve edememek bahsi size neyi hatırlatıyor?
Her daim iyiliğin kötülükle yarıştığı geliyor aklıma. Tövbe, bu yarışta iyiliğin galibiyetini hatırlatıyor.

Ettiğiniz tövbenin huzurdan geri dönmemiş olduğunu nasıl anlarsınız?
Kalb mutmain olunca zaten anlamış oluyor insan.

Modern insanın tövbeleri ile kadim insanların tövbeleri arasında sizce fark var mıdır?
Tövbenin moderniteyle bağı olduğunu düşünmüyorum. Aradaki tek nüans samimiyet olabilir.

En etkilendiğiniz tövbe cümlesi hangisi?
“Estağfirullahe ve etûbu ileyh.” Bu tesbihatla Allah’tan bağışlanma dilemek beni çok etkiler.

Her pişmanlığa tövbe eşlik edemiyor. Kabil’in pişmanlık ateşi içinde tutuşmasına rağmen tövbe edememesi gibi… Tövbe sizce de bir nasip midir?
Tövbe, içten ve samimi bağlılığın tezahürüdür. Kişi samimi olursa nasip bulur. Ne mutlu bununla nasiplenenlere…