Ali Nuri Türkoğlu

1974 yılında İstanbul’da doğdu. 18 yaşında gittiği Salih Kalyon Tiyatrosu’nda oyunculuğa adım attı. Çok sayıda tiyatro oyununda sahne alan Türkoğlu’nun, Süper Baba dizisindeki konuk oyunculuğuyla ekran macerası başladı. Hemşerim, Çifte Bela, Koçum Benim, Haziran Gecesi, Vazgeç Gönlüm gibi dizilerle devam ederken, kısa süreli aralar verse de tiyatroyu da ihmal etmedi. 2011’de rol aldığı Kerem Keskin’in Gerçek Bir Hikâyeden Uyarlanmıştır kısa filmindeki performansıyla yurt içi ve yurt dışı festivallerden En İyi Erkek Oyuncu ödülleri aldı. Türkoğlu, sinema ve televizyon filmleriyle oyunculuk hayatına devam ediyor.

Söküğünüzü kendiniz mi dikersiniz?
Bekâr olduğum için, sökük dâhil genelde her işimi kendim yaparım. Evliyken de pek bir şey talep etmezdim.

Babanızdan öğrendiğiniz ev işi var mı? Yemek pişirmek, ortalık toplamak, misafir ağırlamak...
Babamdan ortalığı dağıtmayı öğrendim. Tamirat işleri, ev işi sayılırsa tamirat işlerine yatkınlığım babamdan geliyor. Misafir ağırlama adabını daha ziyade annemden öğrendim.

Tamir ederken bozanlardan mısınız tamirci çağıranlardan mı? Bırak bozuk kalsın, diyen bir umursamaz bahsini, isteğe bağlı olarak açabilirsiniz…
Tamirci çağırmayı pek sevmem doğrusu. Her işten biraz anladığım için… Çırak dahi olamayacak ustalarla çok karşılaştım. Genelde onların bozmasına müsaade etmeden, bozacaksam da kendim bozarım mantığıyla hareket edip, çok teknik bir konu değilse, mutlaka üstesinden gelir, kendim yaparım.

Uzlete çekilseydiniz yapmakta en çok zorlanacağınız husus ne olurdu?
Tabii, çekilmediğim için bilmediğim bir konuda fikir yürütmek zor ama en çok kahveye ihtiyaç duyar, ah birisi kalkıp bir kahve yapsa, derdim herhâlde.

Modern zamanların en güzel, en hoş tarafı nedir?
Net söyleyeyim, -göreceli olarak- çok daha hızlı haberleşme. Onun dışında, isyan kabilinden olmasın ama hiçbir şeyini sevebilmiş değilim modern zamanların. Ben hâlâ 16-17. yüzyılların İstanbul’unda yaşıyorum. Lütfen uyandırmayın, burada iyiyim.

Kurbanınızı kendiniz mi kesersiniz?
Hayır, kestirmeyi tercih ediyorum. Onu hiç yapamam herhâlde. Aslında yapmak gerekiyor, sevdiğini kendin feda etmen gerekiyor. Ama henüz o noktaya gelemedim herhâlde.

Oğluma illa da öğretmem gereken şudur bahsini nasıl detaylandırırsınız?
Değer yargıları toplum tarafından delik deşik edilmezden evvel öğretmem gerekeni. Biz ölümlüyüz ve bizi bir ölümsüz yarattı. Kâinattaki düzeni okumaya çalış, bunları buraya biz koymadık. Bu düzenin bir kurucusu ve koruyucusu var. O’na saygı duy. Düzenine saygı duy. Evrenle, tüm yaratılmışla uyum içinde ol. İnsanlık tarihi boyunca O’na türlü isimlerle seslendiler. Bu sonlu ömrün sonunda yine O’na döndürüleceğiz. O’nun adı Allah’tır. Şimdi tüm değerlerini altına sıralayabilirsin.

Kızımın bu hayatta ille de bilmesi gereken üç şey, dediğinizde aklınıza neler geliyor?
Kadın ve erkek olarak, ilk bakışta misyonları itibariyle çok uzak ve ayrı gibi görünen, ancak bir bütün olduğumuzda huzuru yakalayabildiğimiz varlıklarız. Siz hanımlar hayatın narin nakkaşlarısınız. Desenlerimizi sizler çiziyor, işliyorsunuz. Toplumun hâl ve gidişatındaki etkini bil kızım. Bir erkekten/eşinden ne aşağıdasın ne yukarıda. Bizler dengiz. Vatan, bayrak, hürriyet aşkını aşıla evladına.

Ev işinde erkeklere en çok yakıştırdığınız işler nelerdir?
Bir tek yemek yapmak, diyebilirim. Kendimden hareketle söylüyorum, ev işlerinin tamamında çuvallayabilirim.

Hayat müşterek olduğuna göre sizin payınıza düşenden memnun olduğunuz/asla memnun olmadığınız hususlar nelerdir?
Memnunum. Doğrusu herhangi bir şikâyetim de yok. Hem genel hem özel manada, erkek de kadın da evvela ne olmadığını bilirse ne olduğu daha rahat ortaya çıkar. Gereksiz beklenti içinde olmamak… Önce neyin gereksiz olduğunu çözebilmek gerekiyor. Gerisi kendiliğinden gelir.