Adile Kurt Karatepe

Türk halk müziği ses sanatçısı. 1972 yılında İstanbul’da doğdu. Konservatuarı birincilikle bitirdi. Evli. 1995’ten bu yana TRT sanatçısı. TRT’ye girmeden önce Neriman Altındağ Tüfekçi ile birlikte çalıştı. Özel bir kanalda ve TRT Müzik kanalında programlar hazırladı, sundu, ses sanatçılığı yaptı. Bağlama çalıyor. Ayrıca Kerkük türkü ve hoyratları ile ilgili bir tez çalışması var. 19 Mayıs Üniversitesi’nden onur ödülü aldı. “Selam olsun türkülere” adlı solo albümü ve bazı özel çalışmalar var.

Sabahı nasıl selamlarsınız?
Sabah vaktinin ferahlığını yaşatan bir türkü gelir gönlüme ve çoğu zaman onu mırıldanarak okula yolcu etmek için zorunlu olarak evladımın kokusuna koşarım ve her sabah bütün insanlık için iyilik, barış ve huzur dilerim Allah’tan.

Gece en son kendinize ne söylersiniz?
Kendimi bildim bileli hep türküler ile yaşıyorum, türküler ile halleşiyorum.
Türküler bana;
“Kırma gönül şişesini” diyor,
“Engin ol gönül, engin ol” diyor,
“Anlatmam dertsiz insana/dert çekmeyen dert kıymetin bilemez” diyor,
“Seher yeli nazlı yâre bildir beni” diyor,
“Beklerim selamın seher zamanı/Ilgıt ılgıt esen yelinen gönder” diyor,
“Gafil gezme şaşkın, bir gün ölürsün” diyor.
Hak’tan gelip Hakk’a giden yolu müthiş bir ahenk ile türküler anlatıyor. İnsana dair her duygunun açılımını türküler öğretiyor, hissettiriyor. Her gece muhakkak bir türkünün nasihat içeren söz ve melodisine sarılarak yatarım.

Hangi sıklıkla hediye alırsınız ve hediye alırken neye dikkat edersiniz?
Kardeşlerimden, sevenlerimden, eşimden bayramlarda ve bazı özel günlerde hediyeler alırım. Ben de anne/babam başta olmak üzere kardeşlerime, yeğenlerime ve çok özel dostlarıma hediye almayı çok severim. Bunun için özel gün ya da bayramları beklemem. İçimden geldiği her zaman dost ve sevdiklerime hediye alırım. Hediye alırken kalıcı olmasına ve hediye aldığım kişinin zevkine uygun olmasına dikkat ederim. Beni en mutlu eden hediyenin türküleri anlayan yüreklerin alkışları olduğunu da ayrıca itiraf etmeliyim.

En son ne zaman hasta ziyareti, taziye ziyareti yaptınız.
İki ay önce şu an 13 yaşında olan oğlumun bakımında sevgisi ile sarıp sarmalayarak bana yardımcı olan sevgili Beyhan ablamın eşinin vefatı sonrası taziyeye gittim. Yine üç ay önce, kanser tedavisi gören çok sevdiğim hukukçu bir dostumu ziyaret ettim.

Elinizle neleri üretmeyi seversiniz? Yemek yapar mısınız mesela ya da tadilat?
Yemek yapmayı severim. Çok mecbur kalmadıkça dışarıda yemeyi hiç tercih etmem. Dostlarımı evimde kendi kurduğum sofrada kendi yaptığım yemekleri ikram ederek ağırlamaktan büyük keyif alırım. Bir Anadolu kadını olup da evinde tadilat yapmayan da sanırım yoktur. Bazen işi abartır, bozulan elektrikli eşyaları bile tamir etmeye kalkarım. Reçel, konserve, turşu çeşitlerini kendim yaparım. Son zamanlarda peynir yapmaktan da çok keyif almaya başladım.

En uzun kullandığınız eşyanın yaşı?
Eşya esas olarak araçtır benim için. Ama amacımı besleyen eşyalarım da var. Babamın çeyiz olarak aldığı yemek ve bardak takımlarım evimdeki en kıymetli, en eski ama hiç eskimeyen eşyalarım. Hayattaki duruşuma şekil veren dağımdır babam. İşte o çeyizime de o gözle bakar öyle muhafaza ederim.

Kalemleriniz (yazarken nasıl bir kalem kullanırsınız mesela) ve kelamlarınız (en sevdiğiniz kelime ya da sözler)?
Dostlarımın hediye ettiği kalemleri kullanmayı severim.
En çok sevdiğim sözcükler sevgi, insan, türkü, içtenlik, merhamet ve adalet.
En sevdiğim söz “Engin ol gönül, engin ol.”

En sevdiğiniz vakit?
Türkülerle hemdem olduğum vakitler en sevdiğim vakitler. Türkü dostları ile türküleri paylaştığım, evladım ile geçirdiğim her vakit en sevdiğim vakitler. Bunun dışında gecenin sessizliğinde kendi içime yolculuk ettiğim demler ve elbette kuş cıvıltılarının karşıladığı seher vakti.

En huzurlu anınız?
Bu bir tane değil ki. Bana, Yaradan’ın kuluna sevgi ve merhametini duyumsatan, anne ve babamın sinesine yaslandığım, evladımı sineme yasladığım anlar en huzurlu anlarımdır. Yeşillikler içinde bir ağacın altında yaptığım bir dost sohbeti ve elbette yeni bir türküyü başarı ile icra ettiğim anlar en huzurlu anlarımdır.

En çok neye öfkelenirsiniz?
İnsanların ötekileştirilmesine, adaletsizliğe, riyakârlığa, çocuk istismarına, çocukların ve yaşlıların garip bırakılmasına… Öyle çok ki… Aslında zulmün her türlüsüne çok çok öfkelenirim.