Dergide bu ay

Nihayet, Ekim sayısında Türk evi üzerinden konut meselesini masaya yatırıyor. Diğer taraftan İslami bahçeler temasını şehir peyzajlarına kadar taşımaya çalışıyor!

 

Ve Türk, evini kaybeder…

Modern yaşamın getirdiği yeni alışkanlıklar ve duyarlıklar, geleneksel ilkeleri ve alışkanlıkları kovdukça, Türk evi geriledi, önemsizleşti, zaman içinde Yakup Kadri’nin Kiralık Konak’ında ya da Peyami Safa’nın Cumbadan Rumbaya’sında olduğu gibi birer nefret nesnesi haline geldi. Dolayısıyla bu evden kopuşumuzun bir tarafı, maddi-fiziksel icbarlara dayanıyorsa, bir tarafı da geleneksel ilkelerden ve hayat biçiminden kopuşumuza dayanıyor.

Yüzlerce yıl boyunca işleye-geliştire ulaştığımız Türk evi terkibi bugün bize ne söylüyor? Türk evinin bugünün mimarına ve ev müşterisine bir ilham kaynağı olması mümkün mü? Yüzlerce senelik ev ve sokak terkiplerini muhafaza etmeyi başarmış olan Roma, Toledo ya da Fez gibi şehirlerin modern yaşama direnen dokusunun bizde uyandırdığı özlem, biraz da bu benzersiz ev terkibimize duyduğumuz özlemden mi besleniyor? Ne dersiniz?

Türk evi dosyası yazılar:

Seda Özen, “Hatıralar yapılara sahip çıkar.”

İslâm Dalp, Türk evinden kopuş gerilimi

Carel Bertram, “Türk evi, tam da onu korumak isteyenlerin elinde parçalanmıştır.”

Kübra Kuruali Yaşar, Ahşap evler, çocukluğum ve İnebolu

Beyza Karakaya, Osmanlı’dan günümüze değişen ev tahayyülü üzerine bir okuma: Osmanlı’da ev ilanları

Serkan Duman, Emek vermediğimiz, söz hakkımız olmayan kutularda oturmak

İsmail Aydın, Ev yapmak: Bir marjinalleşme hikâyesi

 

İslami Bahçeler: Cennet tasavvurundan şehir peyzajına iç dosyası yazıları

Fairchild Ruggles, “İslami bahçe cennetin açık bir sembolüdür.”

Burcu Bayer, Gülün tesbih sesini duymak

Ahmet Murat, İslam bahçeciliği ve belediyeler

 

Ayrıca Kültür Atlası’nda;

Kemal Sayar, terapilerden hayat devşirmeye devam ediyor: Bonzai.

Ömer Lekesiz, fotoğrafların hikâyeleriyle başladığı yolculukta bizi Kudüs’e davet ediyor: Ol’an.

İbrahim Tenekeci, değişim ilkin köpeklerde başladı diyor: Dağ köpekleri.

Mustafa Özel, teknolojinin seyriyle uyarıyor bizi: Gelecek korkusuna ilaç!

Mahmud Erol Kılıç, kısa söyleşimize cevap verdi: “Eğer akademisyen olmasaydım inşaat işleri yapabilirdim sanırım. Bir evi baştan sona yapabilirim mesela.”

Ayça Örer, ‘Gazozu reklam etmeye gerek yok’ diyerek Türkiye’nin gazoz haritasını çıkarttı: On yüz bin milyon baloncuk.

Mehmet Erken, Şerif Mardin’in dindar asistanlarını tanıtıyor bizlere.

Ayhan Demir, sular altında kalan hayal beldemizi anlatıyor: Rumeli’nde veda edilen son toprağımız: Adakale.

Fatih Kutan’ın metnine eşlik eden Cemile Ağaç’ın 100 Türk büyüğü çizimi: İsmail Saib Sencer.

Emel Özkan’dan, kapanmayan yaraya şiir merhemi: Maktel-i Hüseyin

Ebuzer Caner’in çizgileriyle, Yakut el-Arşi’den bir kıssa.

Beyza Karakaya, Hip-hop müzikle ruhsal yolculuk: Poetic Pilgrimage.