Züleyha Sarı: Düğün fotoğraflarını babam üç poz çekerdi, ben beş yüz kare çekiyorum

Röportaj: Fatma Barbarosoğlu

Çocukluğunun en güzel anıları babasının stüdyosunda geçmiş, alaylı bir fotoğrafçı Züleyha… Mesleğini babasından öğrenmiş olsa da babasından çok farklı bir şekilde icra-i sanat ediyor. Çünkü o, son yılların en gözde mesleklerinden birini, “özel gün fotoğrafçılığı”nı icra ediyor.

– Fotoğrafçı babanın fotoğrafçı kızı olarak, armut dibine düşmüş diyebiliriz sizin için…
Babam kırk yıla yakındır fotoğrafçı. İki yıl öğretmenlik yapmış, sonra bırakıp fotoğrafçılık yapmaya başlamış. O yüzden, ben stüdyoda büyüdüm, diyebilirim. Stüdyolar geniş boş odalar ve bir çocuk için tam olarak oyun sahası.

– Diğer kardeşleriniz için de baba mesleğinin mihmandarlığı söz konusu oldu mu?
Evet, benden küçük iki kardeşim var. Erkek kardeşim son sınıf fotoğraf öğrencisi, kız kardeşim de restoratör. Stüdyo hafta sonları özellikle biz kızlar için çok eğlenceliydi. Fotoğraf çektirmeye gelirdi gelinler. Gelinliklerin simleri dökülürdü. Dekor için gelinlerin eteklerini düzeltmeyi biz yapardık, tabii bayılırdık buna. Aslında şu anda da gelinler gelip gittiği için çok farklı değil stüdyo.

 

Devamı Nihayet Ağustos’ta…