İpek Çoşkun: Gözyaşlarımızı bitti mi sandın?

21 Temmuz saat gece iki suları… 15 Temmuz’da yaşadıklarımızın ardından 6 gün geçmiş. Ben hâlâ bir rüyada gibiyim. Kızılay’da çevreme bakınıyorum: Hoparlörlerden verilen şarkılara bütün enerjisi ile eşlik eden gençler… Annelerinin kucağında uyuyakalmış küçük çocuklar… Yorgunluğunu bastonundan çıkaran aksakallı amcalar… On beş gün öncesine kadar akşam dokuzda sokaklarda sadece midyeci ve kokoreççilerin kaldığı bir şehir şimdi sabahın ilk ışıklarına kadar ayakta. İnsanların enerjisi, gece yarısını çoktan aşılmış olsa da oldukça yüksek. 15 Temmuz gecesi yaralanmış olmasına rağmen yine de meydanlar boş kalmasın diye sokaklarda nöbet tutan onlarca insan… Sosyal bilimlerin kolay kolay açıklayabileceği bir durum olmadığı kesin diye düşündüm. Acaba bizim sosyoloji profesörleri nasıl yorumlardı mevcut durumu…

 

Devamı Nihayet Ağustos’ta...