Hasan Abdülhak Grooms: Sen Bu Sakalla Nasıl Kızılderili Olacaksın?

Söyleşi: Cankat Kaplan

Kaplumbağa Adası; Avrupalılar işgal etmeden önce Amerika yerlileri kıtaya bu ismi vermişler. Önceden dünyanın yaratılmasına dair bir hikâyeyi işaret eden bu isim, yaşadığımız yüzyılda dönüşerek, politik bir birlikteliğin hatta bir direniş imkânının sembolü olmuş durumda. Yüzyıllardır devam eden Hıristiyan işgali ve sömürüsünün sebep olduğu en bariz sonuçlardan biri bu tarz “yerli” kavramların dönüşerek bir başka mefhumu işaret etmeye başlamasıdır muhtemelen. Artık kocaman Amerika kıtasında, kıtayı bir kaplumbağanın taşıdığına inanan tek bir Kızılderili yok. Bu cümlenin verdiği hüznü, insanın hayatında kolay kolay karşılaşamayacağına inandığım bir kişiyle, Müslüman bir Kızılderili olan Hasan Abdülhak Grooms ile yaptığımız röportajla dağıtalım. Kendisiyle İslam’ı nasıl seçtiğinden Kaplumbağa Adası tarihinde Kızılderililerin Müslümanlarla temasına kadar birçok konuyu konuştuk. Beğenilerinize sunarız.

Kendinizi tanıtmanızı istesek...
Tabii, ismim Hasan Abdülhak Grooms. Kızılderili’yim; Cheraw milleti, PeeDee kabilesindenim. Müslümanım.

Ne zaman Müslüman oldunuz?
17 yaşımdayken.

Müslüman olmadan önce Hıristiyan mıydınız?
Hıristiyan bir aileye doğdum fakat çok da dindar bir Hıristiyan olduğum söylenemez. Pazar günleri, kardeşimle birlikte servise biner, kiliseye giderdik. Fakat gitmemizin sebebi daha çok orada verilen abur cuburlar ve yapılan eğlenceli aktivitelerdi. Biz Güney’de büyüyen çoğu aile gibi Baptist kilisesine gittik. Ailemizden yalnızca annem, kabilemizin çoğu gibi, Metodist’tir. Kabilemizde az miktarda Baptist bulunur. Ayrıca, kabilemizde Baptistlerden daha az olmakla birlikte geleneksel Kızılderili inançlarını koruyanlar ya da farklı dinlere inananlar mevcut. Tabii, burada belirtmek isterim ki, Hıristiyanlığı kabul etmiş yerliler, çoğunlukla bizim eski inançlarımızın da içinde bulunduğu sentez bir din yaşarlar. Mesela, Tanrı için çoğunlukla Yüce Ruh (Great Spirit) ismi kullanılır.

Devamı Nihayet Dergi 42. sayısında…