Su, ateş ve kapitalizm-Mustafa Özel

Simya, tarih boyunca esas olarak servet değil, kemal arayışıydı. Roger Bacon’a atfedilen bir eserde (The Mirror of Alchimy) şöyle tarif ediliyordu: “İksir adı verilen muayyen bir tıbbî maddenin nasıl yapılıp başka maddelerle birleştirilebileceğini öğreten bir bilim. Bu iksir metallere yahut kusurlu (tekemmül etmemiş) bedenlere uygulandığında onları mükemmelleştirir.” Pratikte simyanın gayesi altın üretmektir; altın ise hiçbir şeye muhtaç olmayan kâmil maddedir: …

Devamı

Yelpaze

Kübra Kuruali Yaşar Sıcak bir yaz günü… Termometreler 35 dereceyi gösterirken, hissedilen sıcaklık 40’a yaklaşıyor. Dünden beri haber bültenlerinde, “Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmayın!” uyarıları yapılıyor. Ben maalesef mecbur kalanlardanım. Otobüste yanında oturduğum teyze de, “Doktor randevum var evladım, yoksa ne işim var bu sıcakta dışarıda” diyor. Sıcaktan dilim damağım kurumuş, gözlerim kapanır vaziyetteyken, bir mucize esinti ile canlanıyorum. Esinti gittikçe …

Devamı

 Fotoğraflardan bize kalan nedir?

 Fotoğraflardan bize kalan nedir? Nihayet Dergi, fotoğraf meselesini felsefi, sosyolojik ve edebi açılardan ele alıyor.  15 Temmuz destanının fotoğraflarına hak ettiği değeri verebilmek için fotoğraf ve manipülasyonu ele aldık: Gerçeği taşıyan fotoğraflar mıdır? Nazife Şişman “o gece”nin ev içi fotoğrafını çekmeyi denedi: Birlikte öldük de birlikte dirildik mi o gece? İpek Çoşkun Kızılay meydanından yazdı: Gözyaşlarımızı bitti mi sandın? Kimliğinde …

Devamı

Hainlerin fotoğrafını evvelinden görebilseydik…

Hainlerin fotoğrafını evvelinden görebilseydik… Hayatımıza giren her teknoloji zaman ve mekân algımızı değiştirir. Her yeni teknoloji, nimetleri ile birlikte külfetlerini de beraberinde getirir. Bazı aletlerin, araçların hayatımızı temelden değiştirdiğini fark ederiz. Mesela demir yolu taşımacılığı, otomobil, uçak, televizyon, çamaşır makinesi. Bazılarının hayatımızı nasıl değiştirdiğini ise hiç fark etmeyiz. Mesela fotoğraf makinesi. Gösteri toplumunun mayasının kabarması fotoğraf makinesinin icadı ile başlar. …

Devamı

Yusuf Çiftçi

4 Mart 1983 Pazartesi günü Kayseri’nin Develi ilçesinde doğdu. İmam-hatip Lisesi’ni bitirdi. Muğla Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nde okudu. Yönetici olarak çalıştığı bir şirkette şahit olduğu haksızlıklara tepki olarak işi bırakıp taşeron işçi oldu. Şu an bir sigorta şirketinde genel müdür asistanı olarak çalışıyor. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırma Enstitüsü’nde yüksek lisans yapıyor. Evli ve …

Devamı

Ahmet Tekin

Ahmet Tekin, 24 Ocak 1990 yılında Adıyaman’da 4’ü kız, 3’ü erkek 7 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. İstanbul’da büyüdü. 2013 yılında Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Şehir Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisansa başladı ve 2016 yılında buradan da mezun oldu. Hâlihazırda İstanbul Üniversitesi’nde araştırma görevliliği yapmaktadır. Ahmet Tekin, İstanbul âşığı, doğa ve futbol …

Devamı

Adeviyye Gül İsmailoğlu

Adeviyye Gül İsmailoğlu, 14 yaşında. Ailesinin en küçüğü. Hırka-i Şerif Ortaokulu’ndan daha yeni mezun olmuş. Yazmayı çok seviyor. Hatta kendisinin bir öykü kitabı bile mevcut. Adeviyye 15 Temmuz gecesi İstanbul Valiliğine yürüyenler arasında ön saflardaydı. İlkin televizyonda gördü darbe kalkışmasını ve sokağa çıktı ailesi ile birlikte. Cuntacılar, daha fazla ilerlemesinler diye önce havaya, ardından yürüyenlerin ayaklarına ateş ettiler. Sonra ise darbeye …

Devamı

Safiye Bayat

Safiye Bayat, 1982 İstanbul doğumlu. Hüsamettin Bey ile 2005 yılında evlenir. Harun Semih ile Esila Hayrünnisa’nın annesi. İmkânsızlıklardan ancak liseye kadar okuyabilir, fakat sonrasında liseyi dışarıdan kısa sürede ikmal eder. Hatta bir üniversite bile kazanıp yerleşir. İSMEK ve Halk Eğitim Merkezi’nin muhtelif kurslarından çok sayıda sertifikası mevcut. Sare Davutoğlu’nun öncülük etmesi ile Tıbb-ı Nebevi üzerine uluslararası tıp kongrelerine katılır. 15 …

Devamı

Yasaklanan reklam, yaşanan reklam oldu o gece!

Yasaklanan reklam, yaşanan reklam oldu o gece! Merhum Erol Olçok, 2013 yılında bir reklam filmi yapmıştı. Bayrak tek bir partiye ait olamaz diye yasaklanmıştı o film. Yayınlanmayan o reklamı, Türkiye olarak yaşadık 15 Temmuz gecesi. Bu reklamdan geriye kalan iki kelime var şimdi dilimizde: kader ve keder. Yasaklanan reklam, “çakalların gecesi”nde gerçek oldu. Tıpkı reklam filmindeki gibi bayrak inmesin diye …

Devamı
1 31 32 33 34 35 67