Ölü can alışverişi-Mustafa Özel

Ürperdiniz! Bugünlerde sayıları azalmış da olsa, hangimiz “Eskiler alırımmm!” diye bağırarak neredeyse gün aşırı sokağımızdan geçen eskiciyi hatırlamaz? Aynı adamın “Ölü can alırımmm!” diyerek geçmesi çok mu tuhaf olurdu? Böylesi ancak romanlara mı yakışır? Kesinlikle haklısınız! Nitekim Gogol, Ölü Canlar başlıklı matrak hikâyesiyle 19. yüzyıl gerçekçi Rus romanını başlatmakla (Belinsky) kalmadı, feodal anlayıştan kapitalist zihniyete geçişin (geçmeye çalışıp bir türlü geçemeyişin!) …

Devamı

İpek Tuzcuoğlu

İpek Tuzcuoğlu, 11 Kasım 1971 tarihinde İzmir’de doğdu. 3 yaşından itibaren bale eğitimi alan İpek Tuzcuoğlu, 16 yaşında İzmir Devlet Tiyatrosu’nun dansçı kadrosuna alındı. İzmir Karşıyaka Lisesi’nden mezun oldu. Ardından Ankara Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Birçok sinema filmi, televizyon dizisi ve reklamda rol aldı. Evin sıcak yüzü nerede başlar? Bana göre evin sıcak yüzü apartmanımın bahçesinde başlıyor. …

Devamı

Haluk Sena Arı

1932 yılında doğan Haluk Sena Arı, Chicago La Salle Üniversitesi İç Dekorasyon Bölümü’nden mezun olmuştur. Yaptığı üç boyutlu tablolarla geleneksel Türk evini hafızalarda canlı tutmaya çalışmaktadır. Evli ve bir çocuk, iki torun sahibidir. Osmanlı’da Aile Hayatı, Edep Mektebinden Hatıralar, Dünden Bugüne Edep Geleneğimiz ve Mahalle Kültürümüzden Yansımalar isimli kitapları bulunmaktadır. Sabahı nasıl selamlarsınız? Sabahı selamlamam bir besmele iledir. Gece en …

Devamı

Murat Akdağ

1988 İstanbul Şişli doğumludur. 2007’de İstanbul Üniversitesi Kimya Bölümü’nü kazandı. Mezun olduğu 2012 yılından itibaren bir ilaç firmasında Farmasötik Teknoloji Uzman Yardımcısı olarak çalışmaktadır. Evlidir. Söküğünüzü kendiniz mi dikersiniz? Söküğümü ilk diktiğim yer asker ocağıydı. Öncesinde ve sonrasında sökük dikmek hiç nasip olmadı :). Babanızdan öğrendiğiniz ev işi var mı? Yemek pişirmek, ortalık toplamak, misafir ağırlamak… Beş erkekli bir evde …

Devamı

Necmettin Nursaçan

Necmettin Nursaçan, 1942 yılında Kayseri Hacılar’da doğdu. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. 15 Mayıs 1990’da Kayseri Müftülüğüne atandı. Bir dönem Milli Selamet Partisi’nden milletvekili adayı oldu. 9 Kasım 2005’te Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı görevine atandı. 2007’de emekliye ayrıldı. Kuvvetli hitabeti, etkili vaazları, dinî ve sosyal konulardaki hizmetleriyle tanınmaktadır. Kanal 7’de Asr-ı Saadetten Tablolar ve Cuma Sohbetleri gibi programları sunmuştur. …

Devamı

Sürücüsüz otomobil, öğretmensiz eğitim…

Kan dolu mahmur gözlerime, ışık hızında çarpan bir afiş. Durakta bir afiş olunca durulmayıp bakılıyor hâliyle. Baktım. Film afişi sandım önce… “Oyun”lu, “oyuncaklı”, bol aksiyonlu bir film. “Oyun” kelimesi tarafından avlanmış olduğumdan bihaber, afişte yazan siteye girdim. (Kan dolu gözlerini kapatarak dinlendirsene!) Hollywood efekti ile kotarılmış bir Türk yapımı. Tabiatın bağrında canhıraş yaşam mücadelesi veren gençler. Kimi ok atıyor, kimi …

Devamı

Sac tavlandı hamur tükendi, kız öğrendi ömür tükendi

Kübra Demir Siz mi gökyüzündesiniz, yoksa gökyüzü mü sizin içinizde, ayırt edemediğiniz günler olur ya hani, siz de mutlaka yaşamışsınızdır/hatta belki şu an yaşıyorsunuzdur, işte tam da öyle bir gündü. Üstelik köyde, babaannemin evindeydim ve gökyüzü sahiden de bu ayrımı ortadan kaldıracak kadar yakınımdaydı. Şöyle elimi uzatsam bir yıldızı koparabilecek ve sonra onu alıp annemin saçlarına konduruverecekmişim gibi bir illüzyon… …

Devamı

Keşfedilemedim… Kıta mısın sen yavrum?

Üniversitenin ilk yılı, üniversite eğitiminin mükemmelliğinin tamamen şehir efsanesi olduğunu anladım. Zira danışman hocamız ilk sene bize durmadan “cahil” olduğumuzu ima etti, mezun olurken yaptığı konuşmada da “Şimdi hayata atılıyorsunuz ama cahilsiniz” dedi. “İyi de hocam, madem cahil geldik cahil gidiyoruz, senin işlevin ne!” diyemedik tabii. Cahilsiniz, dediysek cehaletinizi yenin, dedik. Siz ne yaptınız? Dünyanın en ünlü cahili benim baskılı …

Devamı

Metaforlu bir yemek tarifi

d’Albufera usulü piliç Çocuğunuz ölüdür. Onu yeni bir hayata hazırlayın. İçini toprakla doldurun. Dikkatli olun! Sakın fazla yemesin. Altından paltosunu giydirin. Banyo yaptırın. Onu sıcak tutun ama dikkat edin! Bir çocuk çok fazla güneşten de ölür. Mücevherlerini de üstüne koyun. İşte benim tarifim.   Richard Sennett, 1970 yılında İran’dan bir mülteci olarak Boston’a gelen ve İran mutfağının yanı sıra Fransız …

Devamı

Tebeşir dediğin

Mustafa Çiftci Tebeşiri unutalı çok olmuş. Belgesel kanallarının birinde tekrar görünce hatırladım. Afrika’nın uzak mı uzak bir köşesinde, Müslümanların bir okulunda çocuklar ayetleri tahta parçaları üzerine yazarak çalışıyorlardı. Okulun müdürü günlük programlarını açıklarken, tahtaların temizlenmesine de belli bir zaman ayırdıklarını anlattı. Yani tebeşirle yazılı tahtaların temizlenmesi de başlı başına bir işti. Tebeşiri yani eski bir arkadaşı görmüştüm. Ama bu arkadaş …

Devamı
1 25 26 27 28 29 67