Görev: Hafta Sonu

Ecnebilerin “hafta sonu savaşçısı” adını verdikleri bir tip var. Efsanevi bir rock müzik grubunun bir parçasının adı aynı zamanda. Hafta boyunca ağır çalışan, nefes almaya vakit bulamayan ve hafta sonu gelince bütün bir hafta içinin intikamını almak için eğlenceyi, sporu, etkinliği abartan kimseye deniyor.
Hafta sonu savaşçısı kime karşı savaşıyor acaba? Keşke onun, küresel eğlence ve kültür endüstrisine karşı da savaştığını söyleyebilseydik. Oysa hafta içinde bir endüstrinin, hafta sonunda yine başka bir endüstrinin savaşçısı o. Savaşı neredeyse kendisiyle.
Dahası gözümüzde, destansı bir anlatının içinden fırlayan, görkemli, tuğlu, zırhlı, şahin bakışlı bir savaşçıdan ziyade, çökük omuzlarını toparlamaya, solgun gözlerini parlatmaya, yılgın gönlünü toparlamaya çalışan bir beyaz yakalı canlanıyor. Hafta sonu gelince, iştahını açmak zorunda olan biri o. Hasta olmamalı hafta sonu, çünkü kendisini bekleyen onca aktivite var. Hafta boyu başkaları için yaşamıştı ve işte kendisi için yaşayacağı hafta sonu geldi: Ölmemeli.
İnsanoğlu, insani olmayan bir çalışma düzenini icat ettikten sonra, yedi gün boyunca çalışmanın dikkati dağıttığını, bünyeyi çökerttiğini, dolayısıyla verimi düşürdüğünü fark edip, bir de hafta sonunu icat etmek zorunda kaldı. Güç toplayıp öyle geri dönmesi için kendisine bir fırsat verdi. Bu icadın, hafta içinde kazandıklarını harcaması için yapıldığını savunanlar da var. Bu durumda insani olmayan çalışma düzenini, harcamaya zorlayan ve bu sebeple insani olmayan bir “dinlenme” zamanının takip ettiği de söylenebilir pekâlâ.
Öyle ya da böyle, hepimiz kendimizi hafta sonu denilen bir görevi başarıyla tamamlamak, hafta sonu adlı bu projeyi mutlulukla bitirmek zorunda hissediyoruz. Çocuklarımıza ayıramadığımız vakti ayırmak, onların hak ettikleri kursları organize etmek, gidilecek sergilere gitmek, aşılacak tepeleri katetmek, yeterince sosyalleşmek, yeterince avm gezmek, yeterince satın alarak kendimizi ödüllendirmek istiyoruz. Hep birlikte hafta içinin, hafta sonunu bize ait kılmanın bedeli olduğunu biliyoruz.
Bu arada, elinizdeki dergiyi de büyük oranda hafta içinde hazırladığımızı unutmuş değiliz.

Ahmet Murat