Resimlerden lezzet, magnetlerden aşçı…

Nihayet Mutfak: Resimlerden lezzet, magnetlerden aşçı…

Dünyanın en hızlı ve en çok satan kitabının bir yemek kitabı olduğunu biliyoruz.

Peki   kitap fuarlarının giderek yemek gösterisinin yapıldığı mekanlara dönüştüğünü biliyor muyduk?

Bilmiyorduk öğrendik. Nereden mi? İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’ndan.

Daha öncesinde de yemek-severlerin aşçı beklentisine Beyazıt Kitap Fuarı’nda şahitlik etmiştik. Durumu Ramazan’ın ruhuna uygun bulduğumuzdan pek şaşırmamıştık.

Ama bu defa…

Fuarın neredeyse yarısına yakınını gezmiştik lakin geri kalanı için oturma molası vermek şarttı. Fuar kalabalık. Sesler birbirine karışıyor; o hengamede oturma grubu bulmak pek kolay olmayacak diye düşünürken…

Mikrofondan yükselen ses bütün fuar alanını ele geçiriverdi: “Efendim Türkiye’de hiçbir kasap kuzu kaburgasından anlamıyor. Sipariş veriyorsunuz, envai çeşit kaburga buluyorsunuz pakette. Halbuki Avrupa’da sipariş versem hepsi aynı boyda geliyor, doğrusu da budur!”

Sakin sakin kitaplarını imzalayan yazarlar, mikrofondaki kuzu kaburga tarifiyle irkildi bir an.

Oturacak yer bulma isteği ile yürürken gittikçe sese yaklaşıyorduk.

O da ne?

Fuar alanında muhteşem  bir mutfak! Bir gösteri alanı!

Aşçılar gösteri için, seyirciler gösterinin fotoğraflanması ve videoya çekilmesi için hazır.

Ve gösteri başlıyor.

Tarifler, espriler, el çabukluğu, mutfak sırları… Derken her güzel şey gibi  aşçıların gösterisi de bitiyor ve  coşkulu bir alkış kopuyor.

Alkıştan sonra herkes derhal sırasını kapıyor.

Ne sırası mı? Kitap imzalatma sırası.

Aşçıların gösterisinden sonra fuar alanındaki kitaplara bakıp bütün kitapları ikiye ayırıyoruz: Yemek kitapları ve diğerleri. Muhteşem ciltlenmiş, harikulade renklerde yemek fotoğraflarıyla süslü kapakların altında, birinci sınıf kuşe kâğıda, maliyeti yüksek yemek kitapları defalarca basılma şansını yakalamış.

Yemek kitapları sadece şıklıkta değil tasarımda da yarışıyor. Yemeklerin tasarım objesi olmasına paralel olarak bazı kitaplar da sebze olarak tasarlanmış mesela. İlk bakışta çocuk kitaplarını andırıyorlar ama yakından bakınca bunun yetişkinlerin yeni ‘eğlence merkezi’ haline gelen mutfak için ‘lüzumlu rehber” niyetine tasarlandığını anlıyorsunuz.

Önümüzdeki yıllarda üniversitelerde Yemek Sosyolojisi dersleri açılması gerekiyor. Cevabı bulunacak soru şu: Ekranlarda, fuarlarda yemek programları her geçen gün artarken, yemek kitapları en çok satan kitaplar listesinden düşmezken, caddeleri dolduran lokantalarda, dürümcülerde karınlarını doyuranlar kim?

Yemek kitapları sadece özel gün tarifelerini uygulamak üzere kütüphaneye yerleştiriliyor da, günlük öğün için buzdolabının üzerine sıralanmış, lahmacun-pide, kebapçı, Akdeniz mutfağı, Sarıyer börekçisi, balıkçı magnetlerinden yardım mı alınıyor?

Cevaplarınızı iletişim@nihyet.com adresine bekliyoruz. En hakiki cevabı veren okuyucularımızı bu sayfada ağırlamaktan mutluluk duyacağız.