Seçim Bahsi

LA/İLLA: Seçim Bahsi

1- Hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde, her yerde her zaman birlikte olacaksınız, hayat arkadaşını yalnız bırakmayacaksınız diye nikâh memuruna söz verdiniz. Ama seçim kabinine zevcenizin peşinden girmek de nesi?

2- Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler, hele de her başarılı siyasetçinin arkasında muhakkak vardır. Ama mahalle muhtarı aday adayı kocanızın propagandasını yapacağım diye altın günlerinde diğer aday adayı eşleriyle kavgaya da tutuşmayın.

Muhtar namzedi kocaya yapılan ‘karısından propaganda’ kara propagandaya dönmesin.

3- Sakın ola kendinizi seçim havasına fazla kaptırıp da partinizin başarısını şahsileştirmeyin. Sonra anketlerde desteklediğiniz partinin oy oranı beklediğinizden az gelir de zona ağrısı nasıl bir şeymiş, kurdeşen nasıl dökülürmüş gibi olmadık tecrübeler edinirsiniz.

4- Oy verdiğiniz, gönül bağı kurduğunuz parti seçimi muzaffer mi tamamladı? İnsansınız sonuçta. İçinizden rakiplere “Hişşt canım! Naber?” demek mi geliyor? Demeyin! Derhal ilkokulda olmadığınızı hatırlayın, zafer sarhoşluğu denilen şımarıklıktan imtina edin. Unutmayın, “Galip olan yalnızca Allah’tır”.

5- Seçim mevsimi geldiğinde, sizi üzerinizde X partisinin dağıttığı eşantiyon önlük, Y partisinin verdiği kalemle Z partisinin hediye ettiği deftere kurabiye tarifi yazarken görmeyelim. Histeri derecesinde günlük politika takibine evlerden ırak diyoruz, ama apolitikliğinizin de bir sınırı olsun. Azıcık sağlam bir duruş lütfen…

6- Türkiye kapalı oy kullanımı, açık sayım usulüne geçeli çok olsa da bazıları buna henüz geçemedi. Reyinizin fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmak da nedir kuzum? Kime neyi ispat ediyorsunuz? Bu eylemi gerçekleştirirken ‘ben özgür biriyim’ diyebiliyor musunuz?

7- Seçimin yapıldığı pazar gününe bir programınız yok, gideyim de sandığımın başında durayım, dediniz. Buraya kadar her şey güzel.  Amaa çemberin dışına milim taşan mürekkebi mesele edip münakaşa çıkaracaksanız ya da elinizde bir kilo çekirdekle gelip çitçitleyecekseniz evinizde kalsanız daha iyi. Unutmayın, sandık müşahitleri de insan.

8- Seçim akşamı sandıklar açılmasını mümkünse aynı partinin seçmeni olduğunuz hısımlarla takip edin. Duymuşsunuzdur, mutluluk paylaştıkça çoğalır, üzüntü ise paylaştıkça azalırmış.

9-Kader ağlarını ördü ve siz seçim sonuçlarını aynı siyasi görüşe sahip eş-dost ile izleme lüksüne sahip olamadınız mı? O zaman galip tarafta iseniz şakalara dikkat edeceksiniz. Bir suyla bir de Türkiye’de siyasetle şaka olmaz. Mağlup taraftaysanız liderinizin yapacağı gibi “önümüzdeki seçimlere bakacağız” deyip karşı ataklara göğüs gereceksiniz.

10-Bu hususlarda kendine güvenemeyen sonuçları yalnız takip etsin ki aman ha eski hısımlar yeni hasımlar olmasın.

11-Tarih siyasi seçimleri sebebiyle birbirlerinin zekâlarını sorgulayan insanlarla ve ‘aydınlarla’ dolu. Tarih tekerrürden ibaretse sonucu beğenmeyenler yine sözü birilerinin zekâsına ve hatta ahlakına getirecektir. Nefs-i müdafaa sebebiyle dahi bu dolmuşa binmeyin ve hatta güzergâhından geçmeyin.

12- Tüm gün ha şimdi ha sonra diyerek oy kullanma işini son ana bırakmayın. Saat beşe beş kala aklınız başınıza gelir de Türklüğün şanındandır deyip sandığa giderseniz, boynunuz bükük geri dönersiniz. Sandık müşahitlerinin yelkovanı sizinkinden öndedir çünkü.

13- Oyunuzu verdiğiniz parti kaybettiği takdirde arabanız bal kabağına dönmeyecek; tıpkı oy verdikleri parti kazananların hayatına sihirli değnek değmediği gibi. O yüzden illa bu geçici dünyanın geçici seçim gündeminden önce gelen bir kişisel gündeminiz olsun.

14- Her derbi gibi her seçim de çok önemlidir, kritiktir ve unutulmazdır. Lakin insan nisyan ile maluldür. Bu yüzden yarının tarihini bugünden tutmak isteyen okurlarımıza seçim ertesi manşetleri ve yazıları arşivlemelerini öneririz. İnternet çağında dönüp her şeyi bulmakta bir zorluk yok elbet ama o kupürü kesip dosyalarkenki histir aslında kaybolmasın dediğimiz. Velhasıl kupürün yanına iki satır notunuzu düşmeyi unutmayın.