Oruç Bahsi

Oruç tutan

Ramazan ayını niyetli geçiren okurlarımız, Allah oruçlarınızı kabul etsin. Günler uzun, havalar sıcak… Niyetimizi kuvvetlendirmek için en başa dönelim, oruç neden İslam’ın şartıdır, sorusunu tefekkür edelim.

Özellikle öğrenci ve ev hanımı güruhu; son yılların en yaygın Ramazan trendi, orucu uykuya tutturmak modasına kendinizi kaptırmayın.

Ramazan oruçtur ve ardından teravihtir. Orada burada katıldığınız iftar davetlerini gereğinden fazla uzatıp teravihi kaçırmayın.

Teravih esnasında cami cemaati kutuplaşabilir. Bir kısmı gelenekseldir, “cam açalım” der; kimisi “klima açılsın” der. Radikalleşmeden tarafınızı belirtin. “Hem klima kapansın, hem cam açılmasın, sırtıma vuruyor” diyen teyzeyi güzellikle ikna edin. Teyze ikna olmuyorsa Türkçe anlamıyormuş taklidi yapabilirsiniz.

İftarla sahur arasında ne kadar vakit var ki deyip sahuru ihmal etmeyin. Uyku mahmurluğuyla anlayamayabilirsiniz ama iftarınki kadar ailecek yapılan sahurun da bir tadı vardır.

Her akşam başka ekiple başka yerlerde iftar, her iftarda daha da kapsamlı hale gelen iftar menüleri, her gece başka camide teravih, ardında sahur gezmeleri… ‘Ramazan müminin eğlence ayı’ hissiyatına girenlere bir hatırlatma: Ramazan eğlence değil, ibadet ayıdır. Bir başka değerlendirilse evla olur.

Orucu sadece mideye değil tüm azalara tutturmak lazımken her türlü huysuzluğa ve huzursuzluğa mübarek orucu günah keçisi yapanlar yanlış yoldalar. Henüz Ramazan ve vade bitmemişken dönsünler.

Plazada çalışıp oruç tutan tek ben varım, üç ayrı mukabele takip eden kendimden başkasını görmedim, bir ay değil on bir ay Ramazan olsa gene doyamam… Bunlar güzel ifadeler yeter ki niyetler şaşmasın, teşvik maksadı yerini riyaya bırakmasın.

Mübarek Ramazan’da müminler ister ki herkes orucuna niyetli olsun, ama biliyoruz ki hayallerle gerçekler bazen örtüşmüyor. Bazılarımız oruç tutmuyor/tutamıyor. Oruç tutanlar tutmayanlarla karşılaştıklarında hayal kırıklığını içlerinde yaşasınlar bir de hüsn-i zanda kalsınlar.

Teravih namazında camide oradan oraya koşuşturan çocuklar olacaktır. Onları gürültü yaptıkları için camiden uzaklaştırmak yerine nazik bir dille uyarıp birlikte namaz kılmaya teşvik etmeli ki, hatıralarında gülümseyen bir anı olarak yerini bulsun…

Oruç tutmayan

Çok sıcak bu sıcakta oruç mu tutulur, günler çok uzun bu günlerde nasıl oruç tutulur, yaz günü yiyip içmek varken nasıl aç durulur… Evet, anladık çok ehli keyifsiniz ama oruç tutanın keyfinin kâhyası değilsiniz, olamazsınız!

Çok hastasınız, sağlığınız elvermiyor, iftara yakın başınız çatlıyor. Allah acil şifalar versin. Sizi biraz rahatlatalım; ne hastalar oruç tutmakla mükellef ne de oruç tutanlar tutmayanların gerekçelerini dinlemekle.

Ramazan günü elinize dondurmayı aldınız, her Ramazan’ın ilk günü çıkan, “Oruç tutmadığı için dayak yedi” haberini kendi üzerinizde test ediyorsunuz. Belki biri çıkar bir tekmik atar da ünlü olurum diyorsunuz. Üzgünüz emekler boşa, hiçbir şey olmaz. Ancak sizin ayıbınız olur.

Bulunduğunuz ortamlarda “aranızda oruç tutan var mı” diye yoklama alıyor, sizin oruç tutan insan profilinize uymayan biri elini kaldırdığında hayret nidaları atıp kendinizce oruç tutmayı ona yakıştıramıyor, yadırgıyorsunuz… Hani kimse kimsenin hayatına karışamazdı?

Oruç tutmuyor olabilirsiniz, hatta okulda, yolda acıkmış da olabilirsiniz… Ama siz de biliyorsunuz ki öyle ulu orta yemek, içmek adaba aykırı… Olsun, siz yine de gizli bir köşe bulabilirsiniz.

Havalar sıcak, Ramazan’ın geldiği reklamlardan markete, mahyalardan pide kuyruklarına kadar herkesin malumu… E haliyle sadece mideye değil, göze de oruç tutturmak gerekiyor. Sıcaklar sizi bunaltmasın, güneşin kollarınızı bacaklarınızı yakmasına müsaade etmeyin.

Oruç tutmadan da sevabına ortak olunabilir, nasıl mı? Yolda, trafikte, işte sürekli kızan ama “Oruçlu oruçlu kızdırmayın beni…” diyenlere anlayış göstererek sevap da kazanabilirsiniz, neden olmasın?

Her yıl orucu bozan ve bozmayan şeyler hakkında hocalarımızın engin görüşlerine başvurmanızı saygıyla karşılıyoruz. Ama evet, sakız çiğnemek orucu bozar, bunu artık hepimiz öğrendik, sormanıza gerek yok.

Hastasınız, doktorunuz kesinlikle oruç tutmanızı yasakladı, kullanmanız gereken ilaçlar var ya da… Gücünüz yettiğince oruçluları evinizde ağırlayın, sevaplarına ortak olun. Hem onların gönlüne girmiş, hem sevaplarına ortak olmuş olursunuz…

Ramazan ayı herkesin ayıdır. Oruç yaşlılara özgü veya kültürel bir değer değildir, bir ibadettir. Ayrıca bu ayın sonunda kutlanan bayram da “Ramazan Bayramı”dır. Ve bayram oruç tutanlara bir hediyedir. Ama tabii ki siz de bayramda sevdiklerinizle bir araya gelebilir, onlara şeker-çikolata ikram edebilir, ikramlarını kabul edebilirsiniz.