La/İlla

Erkek Açısından

illa-resim1.“Ev işleri bir bütündür, paylaşılması teklif dahi edilemez” diye düşünen erkeklerden misiniz? Nesliniz azalıyor, ama koruma kapsamında değilsiniz. Kelaynak olmadığınızı unutmayın.

2.“Erkeklik elden gidiyor, hamura bulaştı” diye düşünüyor ve hemcinslerinizi bilinçlendirmek üzere bir müdafaa-i hukuk cemiyeti kurmayı planlıyorsanız, vazgeçin. Akıllı olun. “Eşimin huzuru benim huzurumdur” düsturuyla hareket edin.

3. Sakın alış-veriş işini tamamen karınıza bırakmayın. Annelerimizin kuşağı mutfak harçlığından arttırdığıyla ev düzerdi. Şimdikiler arttırdıklarıyla bir araba dahi alabilir. Siz siz olun, market arabası sürmeyi karınıza bırakmayın!

4. Sakın, babanız varken çocukların bakımıyla ilgili bir girişimde bulunmayayım diye düşünmeyin. “Hiç oralı olmam, anası var ya” izlenimi vermeye çalışmayın. Daha da ileri gidip “Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur” atasözüne bir tuğla da siz taşımaya kalkmayın. Babanızın sizin yaşlarınızda nasıl olduğunu münasip bir zamanda annenizden dinleyin.

5. Bir işin ucundan tutmak için karınızın isyan etmesini beklemeyin. Söküğünü kendi diken bir peygamberin ümmeti olduğunuzu unutmayın!

6. “Mutfağı çok dağıtırsam, bir daha girmem icap etmez” kurnazlığı ile tencere ve tavalarla meydan muharebesine girişmeyin. Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçiyorsa, ailenin huzuru da erkeğin yolunu sık sık mutfağa düşürmesinden geçiyor. Çocuklar her şeyi unutur da babalarının kendileri için yaptığı o tereyağında yumurtayı hiç unutmaz.

7. Eşiniz ev hanımı ise kuru temizlemeden gelmeyen pantolonunuza sinirlenip sakın “Akşama kadar ne yaptın?” demeyin. Yaptığı işlerden bir kaçını yapmayıverir, hayatınız zindan olur.

8. Herkes becerikli olamaz. Kendi işini kendi göremez. Hele erkeklerinki anlayışla karşılanır. Bari bunu marifetmiş gibi anlatmayın. Çorabını bulamamak ne zaman marifet oldu?

9. Anaokulunda kişisel bakım diye öğretilen bir sürü işi karınız yapıyor sizin için. Küçük çocuğunuz varsa ikilem yaşıyordur büyük ihtimal; sizin büyük olduğunuz halde neden yardıma ihtiyaç duyduğunuz konusunda. Bari teşekkür etmeyi unutmayın. Ha, o da ilkokulda öğretilenlerdendi.

10. İktisat okudunuz, tarih okudunuz ya da en azından komplo teorileri okudunuz, o da değilse belgesel seyrettiniz. İş bölümü denen şeyin bir yönüyle insanlık tarihi kadar eski, bir yönüyle çok bugüne has olduğunu sağduyunuzla idrak ettiniz. Peki, neden sıra evde iş bölümüne gelince, imanın şartları ya da on büyük günahmış da hiç değişmezmiş gibi muamele ediyorsunuz? Bunlar günlük işler, gelir geçer, elinize bulaşmaz, abartmayın.

Kadın Açısından

la-resim1. Kocanız, salata yaparken mutfak tezgâhını perişan bir hâlde bırakıyorsa, ‘Gölge etme başka ihsan istemez’ demeyin. Hayat müşterektir sözüne yaslanın. O doğrasın, siz toplayın.

2. Erkekleri eleştirerek istediğinizi yaptıramayacağınızı bir an önce öğrenin. Eleştirmek yerine takdir edin. Fakat takdirleri ulu orta yüzüne söylemeye kalkmayın. Onu ne kadar takdir ettiğinizi başkalarına söyleyin. Ama eşinizin duyacağı ortamlarda: ‘Ay eşim diye söylemiyorum’ diye cümleye başlayıp ne kadar güzel mutfak işi yaptığını ballandıra ballandıra anlatın. Bu sohbete tanık olan eş, kısa sürede olmasa da, uzun vadede mutfaktan sorumlu devlet bakanı olmaya adaydır.

3. Diyelim yardım için şartlar tahakkuk etti, mesela kalabalık misafir geldi, rahatsızlandınız ya da çocuklarınız küçük, rica ile yardım isteyip, abartmadan teşekkür edin. Eşinizin korkularını yenmesine fırsat verin. Böyle yaparsanız illa ki işin hiç de korktuğu kadar olmadığını görecektir.

4. Eşiniz çalışmanıza sıcak bakmıyor, ama tercihi size bırakıyorsa, ev işinde ondan yardım beklemek beyhudedir. Çünkü ‘ben sana çalışma dedim’ cümlesi her an sarfedilebilir. Gücünüzün son damlasına kadar ev işiyle mücadele edip, sonunda tükenmektense bir yardımcı tutun. Akıl kârıdır illa ki; cüzdan kârı olmasa da.

5. Eski kadınlar, ev işleri bahsinde kadınları iki sınıfa ayırır. Birinci gruba girenler, beyleri evde yokken işlerin hepsini bitirenlerdir. Bu grup gururludur, minnet etmez ve hamaratlığına toz kondurmaz. Bu gruptansanız eğer, derhal gurubunuzu terk edin. Yoksa eşiniz, ev işi diye bir şeyin kalmadığını, bulaşık makinesinin bulaşıkları topladığını, çamaşır makinesinin kirlileri toplayıp yıkayıp, çekmecelere yerleştirdiğini sanabilir.

6. Şayet ikinci guruptaki kadılardansanız, eşim saçımı süpürge ettiğimi görsün diye tam onun geleceği saatlere iş bırakıyorsunuzdur muhtemelen. Bırakmayın! Saçınızı süpürge ettiğinizi görsün diye günü dağınık geçirirseniz, sizin gönlünüz daralır.

7. Haftanın yedi günü derli toplu olmaya kalkmayın. İlla ki bırakın, ara sıra dağılsın ortalık. Ta ki sizin ellerinizin, meleğin kanatları gibi olduğu fark edilsin.

8. Eşiniz sizi takdir etmiyor; çocuklar işin ucundan hiç tutmuyor. Kayınvalideniz her vesile ile“biz başkaydık, bizim zamanımız” cümleleri kuruyor. Dertlenmeyin, gamlanmayın. Gören gözleriniz, tutan eliniz, ayağınız için illa ki şükredin. Ortalığı topladığınız anlar için ayrı, yemek yaptığınız anlar için ayrı olmak üzere kendiniz için özel zamanlar inşa edin. Dağılan bir eviniz, sitem edeceğin bir eşiniz ve çocuklarınız olduğu için her daim şükredin.

9. Evdeki iş bölümünün yeniden yapılandırılmasında elden geldiğince ısrarcı olun. Çok afilli oldu bu ifade. Basitçe ‘sen elektrikli süpürgeyle çektir, ben tozları alayım’ya da ‘ben salatayıyaparken sen tabakları masaya koyar mısın’ demek mesela…

10. Eşinizin ayak direyişlerinden, pasif direnişlerinden yılıp, ‘zorla güzellik olmaz’ diyorsanız, pek fosil bir cümle kurdunuz demektir. Zorla güzellik olmaz mı? Olur, olur, illa olur, bal gibi olur. Nitekim bakın, estetikle ne güzellikler oluyor. Estetik olmak kolay mı sanıyorsunuz yani!