La/İlla

  • Metrobüse binerken girdiğim hengâmeden çıkınca zafer kazanmışçasına gülüyorum. Sanki Lunaparktaymışım gibi, eğlencenin nabzını tuttuğumu hissediyorum.

Türkiye’nin mutluluk konusunda neden dünyanın ilk beşine girdiğini böylece öğrenmiş olduk.

 

  • Tanısam da tanımasam da asık suratlı çocuk görmeye dayanamıyorum. Yüzüm hemen pandomim sanatçısına dönüyor. Çocuk gülene kadar pes etmiyorum. Çocuğun yüzündeki bulutlar dağılınca yaşadığımı hissediyorum.

Zavallı çocuklar. Bu büyükler de iki saçmalık yapınca bütün dertlerin biteceğini sanacak kadar saf diye düşünüyorlardır muhtemelen.

 

  • Bazen aslında o kadar mutlu olmasam da hiç tanımadığım ve tanıma ihtimalim olmayan insanlara dahi gülümserken yakalıyorum kendimi. Yanlış anlaşılmaktan korksam da tebessümün hem kendime hem karşımdakine şifa olacağını düşünerek rahatlıyorum.

Dünya vatandaşı olarak tebessümün bir kimliği olduğunu unutma. Gülme var, tebessüm var, tebessümün alaycısı var.

 

  • Dilenciler gülmeyi sadaka olarak kabul etmese de ben sadaka niyetine gülüyorum. Para biter, bu sadakanın sermayesi bitmez. Cimrilik yapmaya gerek yok, kendi kendini sürekli yenileyen bir enerji gibi çünkü.

Gülme sadakadır, ama karın doyurmaz. Tebessümde cömert, para konusuna cimri olanlar ile dünya daha yaşanılası bir yer olmuyor.

 

  • Kendi gülmeyen başkasının da yüzünü güldürmez diye öğrettiler bize. O yüzden hep gülmeye çalışıyorum, “yüz güldüreyim” diye.

Konumuz atasözleri ise “Kendi kendine gülene deli derler.” sözüne de dikkat buyurun o halde.

 

  • “Son gülen iyi güler” derler ya, işte ben o yüzden hiç bir fırsatı kaçırmadan sürekli gülüyorum. Atlar da “son gülen” şansımı ya kaybedersem? 

“Son gülen iyi güler” diyenler intikam ateşinin aydınlığında cigarasını içenlerdir. Vara yoğa ha babam gülücük saçanlar değil.

 

  • İnsanın yüzü daima gülmeli bence. Suratı asık insanlar bütün enerjimi alıyor. Oysa çiçekler, kelebekler, aldığımız oksijen… Bütün bunlar kocaman bir gülümsemeyi hak etmiyor mu?

Sevgi pıtırcığı dünyanıza uyuşmuş ellerim, tutmayan ayaklarım fazla geliyor ve kıymetli enerjiniz boşa gidiyor diye özür dileyecek değilim. Çiçekler susuz solar, kelebeğin ömrü üç gün. Ama biz insanız. Şairin sesi kuvvetimdir. Surat asmak hakkımız!

 

  • İnsan gülünce hatırı sayılır bir kalori harcıyormuş. Yüz kaslarımızın diriliği de gülmemize bağlıymış. Hala gülmemekte ısrar edenlere şaşırıyorum.

Belli ki haber alma kaynaklarımız farklı. Sana botoks reklamları, bana savaşın cehennem ateşi düşüyor.

 

  • Gülümsediğim ya da kahkaha attığım zamanlarda bulunduğum ortam aydınlanıyor. İnsanlar ‘sevgi pıtırcığı,’ ‘umut kelebeği’ diyorlar bana. İnsanları mutlu etmek hoşuma gidiyor.

Sevgi pıtırcığı, bayan kahkaha! Bütün aydınlık ortamlar senin olsun. Biz karanlıkta kaldık. Arkamda sayısını bilmediğim ölü akrabalar bıraktım.