La / İlla

  1. Gençsin, enerjiksin, ama çok da yorgunsun. Toplu taşımaya ilk duraktan bindiysen hemen cam kenarına geç. Kafayı daya cama, gözlerini kapa. Asla bu arada şehri seyredeyim deme.
  2. Kimseyle göz teması kurma. “Asla” yetmez bu uyarıya. Araplar gibi la la la demek lazım. Bu uyarıyı dikkate almazsan, günden dönen teyzelere yer vermek zorunda kalırsın. İndirimli kartı alan neneler dedeler şu iş saatlerine dikkat etse olmaz mı? Sonra adımız saygısıza çıkıyor.
  3. Kulaklığını kulağından hiç çıkarma. Evladım hangi okula gidiyordun, diye başlayan, kapama düğmesi de olmayan hoşsohbet bir teyzeye rast gelebilirsin.
  4. Kulaklık hep can kurtaran. Sakın unutma. Hayır yok bu nesilde diyen, cık cık diye kafa sallayan, gençler çok saygısız diye homurdanan amcalara kulak misafiri olmaktan kurtulursun. Vicdan bu sızlayıverir yoksa…
  5. Kafayı koyup uyudun diyelim, ama öyle çok derine de dalma. İneceğin durağı kaçırırsın. Sonra başında senin için tartışan teyzelerin sesiyle uyanırsın: Ben dedim sana uyandıralım diye, çocuk okulda inecekti, durağı kaçırdı işte! Yer vermemek için uyuyor numarası yaptığından değil, geç saate kadar sınava çalıştığın için uykuya yenilmiş olsan da utanırsın.
  6. Bir kitap açmayı ya da notlarını karıştırmayı unutma. Dalgın dalgın hayal kursan da okuyor zannedip sana ilişmez teyzeler amcalar. Necip halkımızın saygısı vardır kitabı elinde tutana. Yerde yazılı kağıt görse öpüp başına koyarmış dedem. Elindeki kitabadır saygı, üzerine alınmasan da keyfini çıkar.
  7. Metrobüse asla en arka kapıdan binme. İlk duraktan binip koştursan da oturacak yer bulman zor. Hele ayakta kalırsan, yandığının resmidir. Gelen iter giden iter. En iyisi sondan ikinci (baştan üçüncü oluyor haliyle) kapı. Hızla gir, sol, bir sol daha. Herkes ya şundadır ya bunda yapana kadar boş koltuğu kaptın gitti.
  8. Otobüs kalabalık, acelen var, mecbur arka kapıdan binilecek. Tamam da öne basmaya giden akbilin akıbeti ne olacak? Bu durumda akbilini asla gözden kaçırma. Yolculuğunun hangi safhasında kayıplara karışacağı belli olmaz. Ama çok da korkma. Giden akbilin peşine düşen amcalar, teyzeler daha ölmedi. “Çocuğun akbili gelmedi. Orta koltuktaki delikanlıdaydı en son.” Bir öne bir arkaya baka baka, arkadan gelen bütün akbiller tamamlanana kadar rahat edemeyen bekçiler olmasa ne yapardık?
  9. “Ben kibar bir insanım, koltukta, hele hele umumi bir mekanda –bu örnekte toplu taşıma araçları oluyorhanım hanımcık otururum. Dizlerim bitişik, ellerim dizlerimde.” Asla böyle deme! Yanına yayılarak oturan öyle bir amca (lafın gelişi, her yaştan erkek taifesi için kullanılmıştır) gelir ki büzüldükçe büzülmek zorunda kalırsın. Kötü niyetli olmadığını farz edip yorgunluğundan kaynaklanan rehavetle yorumlasan da bu kaykılmış oturuşu, kendin için bir şey yapman lazım. İlk hamle: Asla hanım hanımcık oturma! Biraz kıpraş ki rahatsız olsun.
  10. O koca çantanı sırtından hiç çıkarma. Sıkış tepiş, annenin tabiriyle kırk kat yabancılarla (niye kırk kat?) dip dibe giderken, psikolojik kişilik sınırın aşılsa da sana aşılması mümkün olmayan fiziksel bir kişisel alan sağlar çantan.

İllâ

  1.  Yıllar iz bırakmadan geçmez elbet. Ağrılarınız sızılarınız her daim sizinle, ama yine de bir yerden bir yere sürükleyebiliyorsa emektar ayaklarınız, şükredin. Kırk yılda bir de toplu taşımaya binecek olursanız şayet, yaşlıların sokağa çıkma saatleri hakkında illa bilgi edinin.
  2. 11:00 ile 16:00 saatleri arasında toplu taşımaya binebilirsiniz. Ama olur ya bu saatlerin dışında Marmaray, metro, metrobüs gibi bir yerde bulunmak durumunda kalırsanız, kendinizi illa ki saklayın. Kimse ile göz göze gelmeyin. Tebessümünüz “bana yer ver evladım”, inlemeniz “hayır yok bu nesilde” şikâyeti olarak anlaşılabilir.
  3. İlla ki aklınızda tutmalısınız ki, bu dünya yaşlıların söz söyleyebileceği bir dünya değildir. La bahsi sizden düşmüştür. Hayır diyemezsiniz. Alın bu dünyanın hayrını görün diyebilirsiniz en fazla. Hay hay diyeceksiniz. Elbette. Oldu o halde, diyeceksiniz.
  4. Gelin olmanın zor olduğu dönemde gelin, kayınvalideliğin zor olduğu dönemde kayınvalide oldunuz işte. Her şeyin en iyisini illa ki gelinler bilir. Gelinler sadece evde değildir üstelik. Sokaklar da sizi kötü kayınvalide olarak namzet göstermek için bekleyen gelinler ve damatlarla doludur.
  5. Siz siz olun, illa ki gençler ile iletişim kurmanın on yolu diye yol gösteren rehberi çantanızdan eksik etmeyin. Her vesile ile gençlere iltifat edin. Aman aman sakın “ben senin yaşındayken” diye bir cümleye başlamayın. İkna edici olmayın, illa ki muhabbet etmeye uğraşmayın. Sözün size düşmesini beyhude beklemeyin.
  6. Yan koltukta cep telefonundan başını kaldırmayan delikanlıyı/genç kızı kınayarak değil hayranlıkla seyredin. Yazık evladım gözlerine diye başlayan bir muhabbetten illa ki sakının kendinizi. İlla ki önemseyin gençleri. Ziyarete gelen torunlarınıza da müşteki bir eda ile bakmayın. Elindeki ile oynayacaktın niye bana geldin, demeyin. Ne güzel bir şey bu cep telefonu değil mi evladım deyin. İlla ki ona elindeki ile ilgili sorular sorun. Aklını, fikrini övün.
  7. Yaşlıysak yalaka da değiliz mi diyorsunuz? Hayır hayır illaki her kelimeyi günün diline aktarmak konusunda çok başarılı olan yaşıtlarınıza bakın. Onlar yalaka kelimesini kullanmaz asla. Ne derler? Yaşlıyız, ama hayat ile bağımız devam ediyor derler.
  8. Toplu taşımanın iyi tarafları da vardır illa ki. Yaşıtlarınızla dertleşebilir, istasyona varmak için yürürken birden bir udinin “Hani o bırakıp giderken seni” diyen sesine rastlayabilirsiniz. Ruhunuz mu kanatlandı? Yaşlı bedene kanatlanmış ruhu yakıştıramadınız mı? Ruh yaşlanmaz ve illa ki kanatlanmak ister. Bırakın iki tur atsın şarkının namelerinde. Utanmayın. Kanatlanmış ruhunuzu sizden başka kimse fark etmeyecektir.
  9. Herkes bırakıp gitmiştir sizi. Eşiniz, arkadaşınız. Toplu taşıma araçlarında kederinizde yalnız olmadığınızı görme imkânına da kavuşursunuz. Elindeki saksıya sıkı sıkıya sarılmış olarak hasta ziyaretine gidenler, torununa mukayyet olamaya olamaya yolculuk etmeye çalışan nineler, dedeler. Hayat her yerdedir. Haftada en az bir kere evinizin dışına çıkın ve hayatın elinden tutup illa ki bir kaç adım yürüyün.
  10. Böyledir bu dünya! Yaşadığımız sürece hayat ile bağımız amma kalın amma ince illa ki sürdürülecektir.