Erhan İdiz: Makyajlı Erkekler Kabilesi Fûlaniler

Adını bilmediğim bir ağacın gölgesine uzanmış, anlamadığım dilde konuşan iki siyahi adamı izliyordum. Çad’da konuşulan 186 farklı dilden biriyle anlaşmaya çalışıyorlardı. Bunları düşünürken onlara baktığımı fark eden adamlardan biri gülümseyerek elindeki çay bardağını bana uzattı. Teşekkür edip geri çevirdim zira burada bilmediğim bir şey yiyip içmenin nelere mal olduğunu acı şekilde tecrübe etmiştim. Yerimden doğrulup bir süre köyün evlerini gezdim. Yalnızca kamıştan yapılmış evlerin içerisinde birkaç tabak ve beni görünce yok olan parlak gözlerden başka bir şey göremedim. Köylülerle aramızda garip bir iletişim vardı. Ben onları, onlar da beni inceliyordu. Uzaktan bakıp gülümsüyor, ben yaklaştıkça kaçıyorlardı.

Devamı Nihayet Dergi 47.sayısında…