Mustafa Özel: Büyüsüz Dünyayı Kâğıtpara Büyüledi!

Modernlik durumunun mahiyetini kavramaya çalışan son iki yüzyılın toplum bilimcilerini iki büyük kampa ayırmak, artık kanıksadığımız bir alışkanlık: Kapitalist uygarlığa görece eleştirel yaklaşan, devrim yahut değişim yanlılarının (“Solcular”) işaret feneri Karl Marx; sorunlarına rağmen kapitalizmi “mümkün dünyaların en iyilerinden biri” sayanların (“Sağcılar”) kutup yıldızı ise Max Weber oldu. Almanya’nın Avrupa ve dünya sosyal bilimine armağanı olan bu iki büyük modernlik yorumcusunun karşısına, ikisinden de önce yaşamış ve yazmış üçüncü bir Alman’ı çıkaracağım aklıma gelmezdi. Goethe, bu düşman kardeşlerin ortak paydası olan “kapitalizmin dünyayı büyüden arındırdığı” görüşünü, onlar daha yokken reddederek, dünya sosyal bilimini neredeyse dayanaksız bırakıyor. Üstelik Alman şair kendi çağında bile hem kökten modern hem de modern durumun ilk ciddi münadisi sayılıyor; mesela Emerson, “Modernlik, Faust-sonrası demektir!” diyebiliyordu. İroninin şahikası!