Göçebe – Fatma Şengil Süzer

 

Araç amaçtır

The Medium is the Message: Araç Mesajdır. Bu, Marshall McLuhan’ın bir anda üne kavuşmasına sebep olan kitabının adı. Mekanik Gelin, Global Köy gibi kitapları da olan iletişim kuramcısı McLuhan’a göre araç, verilmek istenen mesajı şekillendirir. Meselâ, bir hikâye sözle anlatıldığında, sahnede oynandığında, radyodan veya ekranlardan iletildiğinde, mesajı alan kişi için farklı anlamlar kazanır.

The Medium is the Message’ı bir yerde ‘Araç, amaçtır’ şeklinde çevrilmiş olarak da okumuştum. McLuhan’ın bir başka etkileyici tespiti; “Araç, insanın uzantısıdır.” Maksadım burada iletişim kuramlarını sayıp dökmek değil. Kızımın, “Anne siz dijital göçmensiniz” sözüyle başlayan bir okuma süreci yaşayınca, bahsetmeden geçemedim. Zira, ‘araç, amaçtır’, bu yazının muharrik cümlesi oldu.

Kuramcılar tartışadursun, bugün uyandığı andan itibaren, cep telefonuyla üçüncü eliymiş gibi birlikte olan bir nesil var: ‘Dijital yerliler’. İlk kez Marc Prensky’nin internetle ilişkimizi tavsif ederken kullandığı bu kavramlaştırma, artık gündelik hayatımıza dâhil oldu. ‘Dijital göçmen’ olarak adlandırılan, 1970 öncesi doğumlular yahut ‘dijital melez’ denen, 1970-1999 aralığında doğanlar dâhil hepimiz, bu teknolojik-dijital şeylerle muhatabız.

Ne yapacaktık? Dehşetengiz bir hızla, her yöne uzanan bu ağı görmezden mi gelecektik? Bu soruların tartışılması, başka zamanlara ertelenebilir. Lâkin bir şey var ki, başka zamanı bekleyemeyecek: Azanın kalbi, kalbin de azayı dönüştürmesi meselesi.

Devamı Nihayet Şubat’ta