Fatma Şengil Süzer-Onurlu bir ölüm

Palyatif bakım
Palyatif kelimesinin kökeni, “pallium: manto, kaplama” ve “palliare: pelerinle örtmek” kelimelerine dayandırılıyor. “Hastayı bir pelerin gibi sarıp sarmalamak, acısını hafifletmek ve onurlu bir ölüm düşüncesiyle bu isim verilmiştir” deniyor. Amaç, yaşamının son zamanlarına gelmiş hastaların; asıl hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan “hastalık üstüne hastalık” şeklinde nitelendirilebilecek durumlarla baş etmesini kolaylaştırmak, hastaları ve hasta yakınlarını hafifletmek.

Yatalak hasta
Tıbbi terimler uzaklaştırır insanı, bir acziyet hissiyle bu terimlerin çevresine hale öreriz. Modern kutsiyet halesi. Olan biten, hastanede bakılması gereken yatalak hastaların durumlarından ibarettir. Yatalak hasta. Bu muydu?
Yatalak yani yatağından kalkamayan, sağından soluna, solundan sağına dönemeyen, tuvalete gidemeyen, kaşık tutup kendi başına yemek yiyemeyen; sırtına, sağına soluna yastıklar yığmadığınızda oturur pozisyonu dahi verilemeyen hasta. Neredeyse altı aylıktan dahi küçük bir bebeklik hâli fakat yetişkin vücudu. Yaşlı vücudu demiyorum zira felç, trafik kazası veya başka sebeplerle çeşitli yaşlardan yetişkin söz konusu.
Her yatalak hasta, yaşamının son günlerine girmiş değildir ve biz biliriz ki yaşam da ölüm de Allah’ın takdirindedir. Ecel, gayba dair bir bilgidir ve hasta da hasta yakınları da çıkmamış candan umut kesmezler, kesemezler. Konu komşu, eş dost, “Ölmeden önce görelim, helalleşelim” derdine düşebilir, düşsün. Son tahlilde, bu derdin içinde ölümün kabullenilişi vardır, hürmet edilir.

Devamı Nihayet Şubat sayısında…