Dr. Gülhan Cengiz: Doğumhanede fotoğraf çekilmesine müsaade etmediğim için başka doktor tercih eden hastalarım oldu

Röportaj: Süveyda Aktürk

Dr. Gülhan Cengiz, 1950 yılında Aksaray’da doğdu. Babasının memuriyeti sebebiyle eğitimine birçok farklı şehirde devam etti. 1974 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun oldu. İhtisasını aynı fakültede Kadın Hastalıkları ve Doğum üzerine yaptı. Bir yıl baş asistan olarak çalıştıktan sonra o yıllarda başörtüsü problemi devam ettiği için mesleğini özel muayenehanesinde sürdürdü. HİKDE (Hanımlar İlim ve Kültür Deneği ve vakfı kurucu üye), HEKVA (Hanımlar Eğitim ve Kültür Vakfı) ve KASAD-D (Kadın Sağlıkçılar Dayanışma Derneği) kurucu üyesidir. 2013 yılında kurulan KASAV ( Kadın Sağlıkçılar Eğitim ve Dayanışma Vakfı) kurucu üyeliğini ve başkanlığını yürütmektedir. 2016’da özel bir üniversitede ebelik bölümünde eğitim vermeye başlamıştır.

Doğum videoları, sosyal medyada ilan edilen hamilelikler, umuma açık bir şekilde paylaşılan ultrason fotoğrafları, doğumhanelerden paylaşılan fotoğraflar… Mahremiyet algısındaki değişimi kuşaklar arasındaki fark üzerinden okuyabilecek kadar uzun yıllardır hekimlik yapan ve 6 binin üzerinde doğuma girmiş olan Op. Dr. Gülhan Cengiz Hanım’la konuştuk.

Siz yıllardır mesleğin içinde bir hekim olarak dünyaya gelmelerine vesile olduğunuz çocukların, büyüdüklerinde de doğumlarına vesile oluyorsunuz. İki nesli mukayese ettiğinizde hastaların mahremiyet algısında veya tutumlarında değişiklikler olduğunu söyleyebilir misiniz? Edep ölçüsünde, hasta profilinde neler değişti?
Bir ömre sığacak süre içerisinde maalesef çok büyük değişiklikler oldu. Önceleri hanımlar doktora gelirken kimse fark etmesin isterlerdi. Aynı ailenin içindeki fertler birbirlerinin haberleri olmaması için özellikle tembih edilirlerdi. Özellikle hamile kaldıklarında belirli aya kadar hamile kaldıklarının bilinmesini istemezlerdi. Şimdi tam tersi. Hamilelik başlıyor. Baba adayının erkek arkadaşlarına kadar duymayan kimse kalmıyor.

Ben bazı arkadaşlarımın hamileliklerini, henüz ilk aylarındalarken ultrason fotoğraflarıyla birlikte sosyal medyadan öğrendim mesela. Bugün diğer tüm “mutluluklar” gibi hamilelik, doğum da sosyal medyada ilan edilir hâle geldi. Tüm sürece bir şekilde dâhil ediliyor sosyal medya arkadaşları… Peki, sizin hastalarınız arasında süreçten hemen haberdar edilen kişilerin fiziksel olarak da mekâna dâhil edildiği oluyor mu?
Evet. Muayeneye gelirken ultrasonda bebek seyredeceğiz diye ailenin birçok ferdi yanımızda oluyor. 3-5 yaşındaki çocuk da 18 yaşındaki delikanlı da (neyse ki sayıları çok değil) kardeşini görsün diye getiriliyor.
Önceden hanımlar hamileliklerini gizlerlerdi, demiştiniz. Bu hususta özel önlemlerden bahsedebilir miyiz?
Hanımlar hamileliğinin belli olmaması için kıyafetlerine dikkat eder, bol kıyafetler giyerlerdi. Şimdi tam tersi oldu. Oldukça dar, karnının tam üzerine gelecek tarzda, üzerinde acayip resimler olan tişörtler giyiyorlar. Bol, rahat kıyafetlerin yerini daracık pantolonlar aldı. Hamileler görünür olmak istiyorlar.

Devamı Nihayet Şubat sayısında…