Yetimlere anne olma bahsinin harcına sabır ve emek kattık…

Yetimlere anne olma bahsinin harcına sabır ve emek kattık…

Bahara kavuştuk. Türlü kederlerden çıkarak kavuştuk. Yatalak hastalar bir bahara daha kavuştukları için sıhhatliler kadar, hatta sıhhatli olanlardan daha ziyade sevinmiş midir?

Havaya, suya toprağa düşen cemreden onların nasibine de bir tutam hayat sevinci, direnci düşmüş müdür?

Mayıs sayımızın harcına “emek ve sabır” kattık.

Emek ve sabır, herkesi bir şekilde buluşturan iki kelime. Anneler çocuklarını emek ve sabır ile büyütür. Babalar hanelerine ekmeği emek ve sabır ile getirir. Ve gençler emek ve sabır ile büyürler.

Sabır bahsi her zaman zordur. Ama modern zamanlarda sanki bütün yük daha ziyade gençlerin omuzunadır.

Tarihin hiçbir döneminde genç olmak bu kadar zor olmamıştı diye düşünüyorum.

Çünkü… Evvelkilerin söylediği tam olarak nedir? Bu sorunun cevabı modern zamanlara gelindiğinde bilinmez olur. Söz yarı yolda kalmamıştır evet, lakin bizim kulaklarımız bazı cümleleri yarısına kadar idrak eder olmuştur.

Mayıs sayımızda iyiliğin ve iyilerin haritasını çıkarmaya devam ediyoruz.

Üç çocuk annesi H. Hanım, sağlıklı çocuklara sahip olmanın şükrünü, her şükür kendi cinsinden ödenir hadisi şerifinin mihmandarlığında bir çocuğa koruyucu aile oluş tecrübelerini anlattı. Söyleşiyi, kalbinize tutulan ibret aynası bahsinde okuyacağınızı biliyorum.

Esas mesele sadece kendi çocuklarımıza annelik etmemiz değil, yetimlere annelik edip etmediğimiz.

Cezaevi vaizesi Hatice Ateş, bu sayıda zindanda anne ve evlat olmanın tanıklığı ile yazdı.

Aynur Doğan 78 kuşağından, üniversitede başını örtmüş olan ilk kuşaktan bir isim. Bölümünün başı örtülü ilk öğrencisi. Hayat hikayesi mesuliyet bahsine düşülmüş nurdan bir dipnot âdeta.

Hayatı boyunca daima çalıştı, tanık olduğu her hayatın yardımına koştu. Tam çocuklarını büyütmüş, torunlara karışmış ve nihayet eline kalem alabilecek bir serbest zamana kavuşmuştu. Ama o ilk gençlik yıllarındaki gibi yine mesuliyetin bahçesine atladı ve çocuk evlerinin sorumluluğunu yüklendi. Kendi çocuklarının ve torunlarının yanı sıra şimdi onlarca çocuğu var, dertlerine deva olmaya çabaladığı. Aynur Doğan, ısrarımıza dayanamadı ve bu sayı için bize bir yazı armağan etti.

Biz size her ay iyilerin hikayelerini armağan ediyoruz. Kültürümüzde dolu tabak boş gönderilmez, biliyorsunuz. Sizlerden de Türkiye’nin iyilik haritasını çıkarmak üzere katkı bekliyoruz. Tanık olduğunuz hayatları lütfen bizimle paylaşın.

 Fatma Barbarosoğlu