Tuba Erkoç Baydar: Tanrı’nın Rolünü Çalmaya Çalışan İnsana Karşı Biyoetik ve Fıkıh

Tıp tarihinde 19. ve 20. asırlar, tıbba dair algıda büyük kırılmanın yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemlerden önce özellikle Avrupa’da, insanüstü omnipotent varlıkların insanlardan memnun olmamaları sebebiyle çeşitli hastalıkları gönderdiği düşüncesi hâkimdir. Örneğin İngiltere’de Massey adlı bir papaz Tehlikeli ve Günahkârca Aşı İşlemi isimli risalesinde, Hz. Eyüp’ün hastalığının şeytanın aşılamasından ileri gelmiş olabileceğini ve hastalıkların Allah tarafından günahların bir cezası olarak gönderildiğini, dolayısıyla bu cezanın önüne geçmek üzere yapılacak her türlü girişimin şeytanlıktan başka bir şey olmayacağını söylemiştir. Avrupa’nın karanlık çağ olarak tanımladığı bu dönemlerde İslam dünyası her ne kadar altın çağını yaşıyor ve tıp alanında önemli eserler ortaya koyuyor olsa da bu dönemdeki tıbbi gelişmeler 20. yüzyılın oldukça gerisindedir. Söz gelimi Avrupa vebanın kötü ruhların etkisiyle oluştuğuna inanırken İbnü’l-Hatîb (ö. 776/1374-75) vebanın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmî delillerle açıklamış olmasına rağmen veba yine de amansız bir hastalıktır.

Devamı Nihayet Dergi 46. sayımızda…