İbrahim Furkan Özdemir: Kudüs’ü Anlayamamak

Acı

Kudüs’e bağlı Ebu Diys beldesinde, ayrım duvarının hemen yanında İhya ve Turas Araştırmalar Merkezi’nin çatısından Mescid-i Aksa’ya doğru bakarken merkezde çalışan bir arkadaş, “Biz ramazan ayında iftarımızı açtıktan sonra yürüyerek teravih namazına Mescid-i Aksa’ya yetişebiliyorduk. Çok değil, 10 yıldan beri, değil Mescid-i Aksa’ya, duvarın hemen yanında oturan akrabalarımızı görmeye bile gidemiyoruz şimdi.”
Ya da mesela şöyle acılar da var: Doğu Kudüslü biri Nablus’ta oturan biriyle evlenmeye niyet ederse, -damadın Kudüslü, gelinin de Nabluslu olduğunu varsayalım- evlendikleri takdirde gelin Kudüs’e giremeyeceği için damadın Nablus’ta yaşaması gerekmektedir. Damadın eğer Nablus’ta 3 yıldan fazla kaldığı tespit edilirse, Doğu Kudüs kimlik kartının iptali söz konusu olabilir. Bu yüzden damadın Kudüs’te bir evinin olması ve bu evin vergisini ödemesi gerekir. Gelin zaten özel günler hariç Kudüs’e giremiyor, damat da aynı şekilde Kudüs’e giremeyecektir artık. Bu evli çiftin bir çocukları olmak üzere, diyelim. İsmini de Muhammed koymayı düşünüyorlar. Muhammed’in Doğu Kudüs kimlik kartı alması için Kudüs’te doğması gerekir. Anne Kudüs’e giremiyor, baba çocuğu doğuramıyor. Muhammed Batı Şeria’da bir hastanede doğuyor. Doğu Kudüs kimlik kartı alamayan Muhammed de artık Kudüs’e/Mescid-i Aksa’ya gidemeyecektir…
Genelde de Kudüslü Kudüslüyle evleniyor. Ama eş, dost, akraba herkesler gelsin diye bütün düğünler Batı Şeria’da yapılıyor.
Dikkat buyurun: Kudüs’te düğün olmuyor.

Devamı Nihayet Dergi 47.sayısında…